• Bob Geldof İstanbul’a geliyor

    14 Temmuz’da İstanbul’un en gözde organizasyonlarına ev sahipliği yapan Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşecek FESTTOGETHER dünyaca ünlü yıldız Bob Geldof’u ağırlayacak. İstanbulluları coşkulu bir festival havası ve sosyal fayda odaklı bir gün bekliyor. Festivale destek veren diğer STK’lar ise şöyle: TOG, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve Çaba Derneği. Katılımcılar biletlerini aldıklarında otomatikman TİDER, ...

  • Birlikte Güzel Sunar: Rock Off 2019, 1 senelik aranın ardından 6 Temmuz Cumartesi günü Parkorman’da!!!

    2014 yılında ilki gerçekleşen ve aralarında Megadeth, Korn, Amon Amarth, Apocalyptica gibi gruplarında bulunduğu onlarca yabancı ve yerli gruba ev sahipliği yapan Birlikte Güzel Sunar: Rock Off 2019’un ilk konuğu ülkemizde oldukça geniş bir hayran kitlesi bulunduran, İsveç’in progresif metal türündeki en büyük gruplarından OPETH. İmza ve söyleşi seansları, akustik performansların da gerçekleşeceği ...

  • 20 Temmuz-> One Love Festival 15 – Day & Night

    One Love Festival, arkasında günlük güneşlik anılar, önünde umut dolu bi' yazla 20 Temmuz'da Parkorman ve Volkswagen Arena'da... Parkorman - Kapı Açılış: 12:00 Kapanış: 23:59 Volkswagen Arena - Kapı Açılış: 23:30 Kapanış: 06:00 "Güzel şeylerin, geleceğini hissedersin. Tanıdık bir şarkı duyarsın, özlediğin birisi arar, güneş çıkar bir anda, bilirsin. Bu yaz, özlediğin ya da ilk kez ...

  • Yunan senfonik death metal grubu Septicflesh, 21 Eylül’de Zorlu PSM – STUDIO’da!

    Yunan senfonik death metal grubu Septicflesh, gitarda Sortiris Vayenas, basta ve vokalde Spiros Antoniou ve gitarda Christos Antoniou ile 1990 yılında kuruldu. 1991 yılında yayınladıkları uzunçalar Temple of the Lost Race ile tam anlamıyla kurulan grup, 1994’te ilk albümleri Mystic Places of Dawn’ı yayınladılar. Peşpeşe bir çok albüm yayınlayan grup, ...

  • 15 Kasım 2019-> Moonspell – Rotting Christ

    Gotik metalin en büyük isimlerinden olan MOONSPELL ve çok yönlü kariyerinin son dönemlerinde melodik black metale yakın duran ROTTING CHRIST, %100 Metal kapsamında ve Vera Müzik organizasyonuyla 15 Kasım’da IF Performance Hall’da hayranlarını unutulmaz bir geceye davet ediyorlar. Portekiz’in en büyük grubu MOONSPELL ve Yunanistan’ın en büyük grubu ROTTING CHRIST güçlerini ...

  • 11 Temmuz-> Glenn Hughes performs Deep Purple Classics Live

    Milyonların “Rock’ın sesi” olarak tanıdığı Rock and Roll Hall of Fame üyesi ve eski süper rock grubu Black Country Communion'un solisti olan Deep Purple'ın eski basçısı ve solisti Glenn Hughes, “Glenn Hughes performs Deep Purple Classics Live” projesiyle Deep Purple efsanesini günümüze taşıyor! 15 Mart 1976’da Liverpool Empire’da Purple ile son ...

  • %100 Metal iftiharla sunar! Manowar Final Battle Istanbul

    Metal tarihinin en büyük gruplarından MANOWAR, The Final Battle turnesi kapsamında unutulmayacak bir konser için ülkemize geliyor! Heavy metal bayrağını neredeyse 40 yıldır en tepelerde taşıyan efsane grup MANOWAR, 20 Temmuz gecesi KüçükÇiftlik Park’ı dolduracak binlerce insana %100 Metal bir gece yaşatmak üzere, bugüne kadarki en büyük sahne prodüksiyonuyla karşımızda ...

Moonspell Konser Kritiği (20 Kasım 2016 Dorock XL)

Bayan Arıza tarafından 21 Kasım 2016 tarihinde yazıldı.

Portekizli metal devi Moonspell, Opium, Awake, Ruin & Misery, Ravenclaws ve Full Moon Madness gibi en önemli şarkılarını içeren Irreligious albümünü 1996'da yayımladı ve bu albümün 20. yılını bazı festivaller ve konserlerle kutluyor. Bu kutlamalara İstanbul'u da dahil edince hem onları 2. kez izleyelim istedik; hem de konseri merak etmeye başladık.

Bir gün öncesi Sepultura yorgunluğu nedeniyle istediğimiz halde ön grup "Sülfür Ensemble"a yetişemedik ki o kadroyu da çok seviyoruz, hepsi bizim jenerasyon. Radical Noise, Antisilence, uçk grind. Hepsini defalarca canlı izlemişliğimiz var. Bu konser Pazar değil de Cumartesi olsaymış tadından yenmezmiş. Neyse mızmızlanmayı bırakıp, biletin hakkını fazla fazla veren Moonspell'e teşekkür ediyor, yazıya dönüyorum.

22.00'de başlayacağı söylenen konser için 22.30'da Dorock XL'deydik ve Sülfür Ensemble sahneden inmişti.

23.00 gibi Portekizli Fernando ve ekibi sahneye çıktı. Tabii ki onlardan beklediğimiz gibi muhteşem bir sahne şovu ile. Bitmesini istemediğimiz bir konser oldu. Zira neredeyse bütün hitlerini çaldılar. Seyirci de muhteşemdi. Tüm şarkılara eşlik edildi.

Gotik grubu olmalarından kelli o atmosferik ve teatral havayı fazlasıyla soluduk. Hele hele Vampiria'da "n!'oluyouz ulan?" dedik. Çünkü sahnede bir vampir vardı.

Ziyadesiyle müthiş konserdi. Arka arkaya tüm o bildiğimiz ve sevdiğimiz şarkıları çaldılar. Mekân da doluydu ve yine yaş ortalaması yüksek, gelenler de harbi Moonspell fanlarıydı.

Sahneye yine bir dansöz çıkardılar (olmazsa olmazlardan):P

"Alma Mater" ile konser biter mi? Bitmez tabii. Ardından da klibine özellikle tav olduğum "Everything Invaded" geldi.

Ayrıca Vokalist Fernando Riberio muhteşem bir sese sahip. Kendi kategorisi içinde en güzel sese sahip vokallerden biri.

Moonspell'i bir kez daha izlememize vesile olan Dorock XL ekibine teşekkürler. Çok keyifli konserdi, eyvallah.

Sepultura Konser Kritiği (19 Kasım 2016 Garaj İstanbul)

Bayan Arıza tarafından 21 Kasım 2016 tarihinde yazıldı.

Sepultura'yı 3. kez, Max ve Igor kardeşleri ise ilk kez izlediğim konserdi. Yeni Melek'e yıllar önce geldiklerinde ve tam bir sene önce hatta geçen sene doğum günümde yine Garaj İstanbul'da izlediğimizde çok keyif almıştım. Evet neticede Sepultura'yı Sepultura yapan bu biraderler değil mi? Evet! Ama bu konser "Roots" albümü konseptli olduğu için Motörhead ya da Celtic Frost cover'ı yerine Arise'dan, Beneath the Remains'den, Chaos A.D'den şarkılar dinlemek leziz olurdu diye düşünüyorum. Artık kanımca telif hakkından mıdır yoksa sadece albümü komple çalıp bir başka şarkı çalmamaları gerektiğinden mi bilemiyorum. Yardırdılar tabii o ayrı. Yine de keyifli konserdi. Yine olsa gider miyim? Yok artık diyorum. Üçledik işte daha ne olsun:)

Roots çıkalı da 20 yıl olmuş. Haliyle tüm eski tayfa oradaydı. Yaş ortalaması 35 diyelim bari de şey olmasın:)

Çok kısa sürdü, nasıl başladı bitti anlayamadık. Zamanında başladı. 22.00 olmadan konser bitti. Sanırım konser camiasında bir ilktir bu kadar erken evlere dağılmak. ki biz dağılmadık, oradan da kesmediği için Dorock'a gidip en sevdiğimiz cover grubu olan Razor dinledik. Ertesi güne Moonspell'e gideceğimiz için çok yorgun olmayalım filan demiştik ama hepsi nafile oldu. Boyun tutuldu, ayaklar şişti, ses kısıldı, sarhoş olundu 🙂

Şimdi sözlük'e baktım da arkadaşın biri muhtemel set list demiş ki bi kısmı tutuyor.

muhtemel setlisti

-ıtsári -roots bloody roots -attitude -cut-throat -ratamahatta -breed apart -straighthate -spit -look away -dusted -born stubborn -jasco -ambush -endangered species -dictatorshit -procreation (of the wicked)

-ace of spades -song played from tape -canyon jam

Leonard Cohen'in "Görkemli Kaybedenler"i okudunuz mu? Kendime çıkardığım notlardan birkaç alıntı var aşağıda. Kitap hakkında fikir vermiş olur sizlere.

* Öylesine insanım ki çok fazla kabızlık çekiyorum.

* Her sabah uyandığımda kendimi neden bu kadar kötü hissediyorum?

* Tekrar biz olduğumuzda hatırlarız bunu, belki de bir daha asla biz olamayız.

* Kahrolsun genital emperyalizm! Bedenin her köşesi boşalabilir.

* İçimdeki bütün o dünlerle yeni bir şeye nasıl başlayabilirim.

* İçimde yaşamak istemiyorum.

* Senin Sabahında Büyük Harflerle Başlayan Bir Yaratığım.

* Bir insanın doğasındaki en özgün şey genellikle en umutsuz olandır.

* Her sürüngen kendisi için!

* Bu dünya eksiktir!

* Zehirli dikenlerin arasında, bir çiçek gibi yaşıyorsun burada.

* Senin gözlerinde, beni olmak istediğim gibi tarif eden bir şey vardı.

* Daha saf bir inanç için, eğitimi reddetmeyi istiyordum.

***

Aşağıda, üç liriğinin Türkçesini okuyacaksınız.

İki Kalıp Sabunum Var

İki kalıp sabunum var, Badem kokulu Biri sana biri bana. Banyoyu doldur, Birbirimizi yıkayalım.

Param yok, Eczacıyı öldürdüm.

İşte bir kavanoz da yağ, Tıpkı İncil’deki gibi, Uzun kollarıma Pırıl pırıl yapacağım tenini.

Param yok, Kokucuyu öldürdüm

Pencereden dışarı bak, Dükkanlara, insanlara Arzunu söyle bana, Anında olacak,

Param yok, Param yok.

Mektup

Aileni nasıl öldürdüğün Hiç ilgilendirmiyor beni Ağzın gövdemde gezinirken

Hem biliyorum rüyalarını Unufak olan şehirlere, dörtnala atlara dair Güneşin çok yakınlaşmasına dair Ve gecenin hiç sona ermemesine.

Ama bunlar hiç ilgilendirmiyor beni Gövdenin yanıbaşında

Biliyorum dışarda bir savaş sürmekte Sen emirler vermektesin Bebeler boğdurulmakta, generallerin kellesi uçurulmakta

Ama kan beni hiç ilgilendirmiyor Senin etini rahatsız etmiyor.

Dilinde kan tadı almak Şaşırtmıyor beni Kollarım saçlarına karışırken

Sanma ki anlamıyorum Neler olacağını Alaylar katledildikten, Orospular kılıçtan geçirildikten sonra

Hem bunu sadece senden çalmak için yazıyorum Bir sabah kellem, kanlar damlayarak Öteki generallerle birlikte Evinin kapısından sallandırıldığında

Bütün bunları önceden bildiğimi Ve beni hiç ilgilendirmediğini nihayet bil diye.

Armağan

Bana diyorsun ki sessizlik Huzura daha yakınmış şiirlerden Ama armağan diye sana Tutup sessizliği getirsem (çünkü bilirim sessizliği) derdin ki    Sessizlik değil Bu gene şiir Ve bana geri verirdin.

Türkçesi: Fatih Özgüven, bi tarihteki ROLL’dan

Leonard Cohen hayatını kaybetti

Bayan Arıza tarafından 12 Kasım 2016 tarihinde yazıldı.
Leonard Cohen, 82 yaşında hayata gözlerini yumdu. Yazar, şair, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen geçen ay çıkardığı You Want It Darker albümüyle ilgili konuşurken “Ölmeye hazırım. Umarım fazla rahatsızlık vermez" demiş; Ağustos ayında ise kaybettiği 'ilham perisi’ sevgilisi Marianne Ihlen’e yazdığı mektubunda; "Sanıyorum ki çok kısa bir süre sonra peşinden geleceğim" demişti.

Leonard Cohen, 82 yaşında hayata gözlerini yumdu. 

 

Kanadalı ünlü yazar, şair, söz yazarı ve müzisyen Cohen'in Facebook hesabından yapılan açıklamada "Derin bir üzüntü ile efsanevi şair, besteci ve sanatçı Cohen'in yaşamını yitirdiğini bildiririz. Müzik dünyasının en saygıdeğer ve üretken sanatçılarından birini kaybettik" denildi.

 

 

Kaynak: ntvmsnbc

KÜÇÜK PRENS “Antoine de Saint-Excupery”

Bayan Arıza tarafından 8 Kasım 2016 tarihinde yazıldı.

Okurken altını çizdiklerim:

4. Bölüm: Size B612 numaralı gök taşının ayrıntılarını anlatıyor, bir de üstelik numarasını veriyorsam bunun nedeni yine büyükler. Büyükler sayılara bayılır. Örneğin yeni bir arkadaş edinip büyüklere ondan bahsettiniz, size asla en önemli soruyu sormazlar. "Sesinin tonu nasıl? Hangi oyunları sever? Kelebek koleksiyonu var mı?" gibi sorular yerine, "Kaç yaşında? Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?" gibi sorularla onu tanıyabileceklerini zannederler.

Büyüklere, "pembe kiremitli, pencerelerinde sardunyalar ve damında güvercinler olan bir ev gördüm" deyin, o evi asla gözlerinin önüne getiremezler. Ama, "yüz bin liralık bir ev gördüm." deyin, hemen "Ne güzel!" diye haykırırlar.

Örneğin, Küçük Prens'in varlığının kanıtı olarak, "O çok tatlıydı, hep gülüyor ve bir koyun istiyordu" derseniz, bunu çocukça bulduklarını söyler, omuz silkerler. Eğer, "Onun geldiği gezegenin numarası B612" derseniz, hemen ikna olup soru sormayı bırakırlar. Onlara kızmayın. Ne yapalım, huyları böyle. Çocuklar büyükleri hoş görmeye alışmalı. Bizler hayatı anlayabiliyoruz, o yüzden rakamlara takılıp kalmıyoruz!"

10. Bölüm: Herkesten verebildiği kadarını istemeliyiz. Hakimiyet öncelikle akla dayanır.

***

– Demek ki kendi kendine adalet sağlayacaksın. En zoru da budur. Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha zor bir iştir. Bunu başarabilirsen gerçek bir bilge olabilirsin.

11. Bölüm: Çünkü kibirli biri için diğer insanlar ancak onun hayranı olabilirdi.

13. Bölüm: Sahipsiz bir elmas bulursan senin olur. Sahipsiz bir ada bulursan da senindir. Kimsenin aklına gelmemiş bir fikir bulursan da patentini alırsın, senin olur. Benden önce kimse akıl etmediğine göre, yıldızlar benim demektir.

***

Benim her gün suladığım bir çiçeğim var. Her hafta temizlediğim de üç yanardağım. Sönmüş olanı da ne olur ne olmaz diye temizlemeye devam ediyorum. Dolayısıyla sahip olduğum çiçek ve yanardağlarım için yararlı bir şey yapıyorum. Ama senin yıldızlarına hiçbir yararın dokunmuyor…

17. Bölüm: İnsan zekâ sergilemeye kalkışmaya görsün, hafiften yalan söylediği de olabiliyor.

***

Bir anlık sessizlikten sonra Küçük Prens, "Peki nerede bu insanlar? Kendini çölde çok yalnız hissediyor insan." diye söze girdi.

"Ben kendimi insanların arasında da yalnız hissediyorum." dedi yılan.

18. Bölüm: Küçük Prens kibarca, "İnsanlar nerede?" diye sordu. Çiçek eskiden oradan geçen bir kervan görmüştü. "İnsanlar mı? Altı yedi insan ya vardır ya yoktur sanıyorum. Seneler önce görmüştüm onları. Şimdi kimbilir nerededirler? Rüzgâr nereye götürürse artık…Kökleri yok ya, hayatları çok zor." "Elveda" dedi Küçük Prens. "Elveda" dedi çiçek.

20. Bölüm: "Gülüz biz." dedi güller. "Hmmm…" dedi Küçük Prens..ve kendini çok mutsuz hissetti. Çiçeği ona tüm evrende bir eşinin daha bulunmadığını söylemişti. Oysa bu bahçede birbirinin eşi beş bin tane gül vardı! "Bu durumu görse çok alınırdı…Komik duruma düşmemek için öksürükten ölüyor numarası yapardı, ben de onu tedavi ediyor gibi yapmak zorunda kalırdım, yoksa gerçekten ölmeye kalkardı…" diye düşündü. "Ben eşi benzeri olmayan bir çiçeğim var diye kendimi zengin sanırdım, oysa o, sıradan bir gülmüş. Yanardağlarıma gelince, onlar da ancak dizime geliyor. Demek ki hiç de büyük bir prens değilmişim…"

21. Bölüm: "İnsanların tüfekleri vardır ve durmaksızın avlanırlar. Bu da bizim rahatımızı kaçırır! Bir de tavuk yetiştirirler. Başka dertleri yoktur hayatta."

***

"Sen benim için yüz binlerce çocuktan birisin. Ne senin bana ihtiyacın var ne de benim sana. Ben de senin için yüzbinlerce tilkiden biriyim. Ama sen beni evcilleştirirsen, ikimiz de birbirimize ihtiyaç duyarız. Sen benim için eşsiz birine dönüşürsün, ben de senin için."

***

"Elveda. Çok basit bir sur vereyim şimdi sana: Aslolan gözle görülmez. İnsan ancak yüreğiyle baktığında görür." Küçük Prens bunu aklında tutabilmek için, "Aslolan gözle görülmez." diye kendi kendine tekrar etti. "Önemli olan, senin o güle verdiğin emektir." "O güle verdiğim emektir." diye tekrarladı yine Küçük Prens unutmamak için. "İnsanlar bu basit gerçeği unuttular ama sen unutma. Evcilleştirdiklerinden ömrün boyunca sorumlusun. Gülünden artık sen sorumlusun." Küçük Prens unutmamak için tekrarladı. "Gülümden artık ben sorumluyum."

22. Bölüm: "Gittikleri yerden memnun kalmadıkları için mi dönüyorlar?" "Kimse bulunduğu yerden memnun kalmaz ki."

24. Bölüm: Asıl güzellik görünmeyen şeylerde gizlidir!

25. Bölüm: Küçük Prens, "İnsanlar en hızlı araçlara binip bir yerlere gidiyor, ama gittikleri yerde ne aradıklarını bile bilmiyorlar. Boşuna koşuşturup durduklarına değse bari…" dedi.

27. Bölüm: Bense üzgündüm ama, "Yorgunum." diyordum.

Tarihte Kasım ayında neler olmuştu?

Bayan Arıza tarafından 8 Kasım 2016 tarihinde yazıldı.

* 1 Kasım 1962: RHCP solisti Anthony Kiedis Michigan'da doğdu.

* 3 Kasım 1997: Metallica, verdikleri bir konser sırasında duyma yetisini kaybettiğini iddia ederek gruba dava açan hayranlarıyla mahkemede yüzleşti.

* 4 Kasım 1993: Depeche Mode'dan Martin Gore, otel odasında dinlediği müziğin sesini kısmayı reddedince tutuklandı.

* 6 Kasım 1975: Sex Pistols, St. Martins School of Art'ta ilk konserini verdi.

* 7 Kasım 1970: Divine Comedy solisti Neil Hannon dünyaya geldi.

* 12 Kasım 1994: "Nirvana Unplugged in New York" İngiltere listelerinin zirvesindeydi.

* 13 Kasım 1973: Jerry Lee Lewis Jr. Mississippi yakınlarında geçirdiği trafik kazasında öldü. Lewis, babasının grubunda davul çalıyordu.

* 15 Kasım 1981: Bruce Dickinson, Iron Maiden ile ilk konserini verdi.

* 17 Kasım 1966: Amerikalı müzisyen Jeff Buckley dünyaya geldi. Buckley, lise öğrenimini tamamladıktan sonra Los Angeles'a taşınmış ve altı yıl boyunca bir otelde çalışmıştı. Bu arada birçok farklı grupla çalan müzisyen, 1994 yılında ilk albümü Grace'i yayınladı. Bu albümün yakaladığı başarının ardından yeni çalışmalarına başlayan Buckley, 29 Mayıs 1997'de yüzmek için girdiği Missisippi Nehri'nde kaybolmuştu. Buckley'in bedeni 4 Haziran'da bulundu. Sanatçının 1975 yılında ölen babası Tim Buckley de, kendisi gibi müzisyendi.

* 18 Kasım 1995: Rolling Stones, konserlerini internetten yayınlayan ilk grup oldu.

* 18 Kasım 1979: Chuck Berry, vergi kaçırma suçundan yattığı California'daki Lompoc Hapishanesi'nden salıverildi.

* 19 Kasım 1954: Sammy Davis Jr. geçirdiği trafik kazası sonrası sol gözünü kaybetti.

* 20 Kasım 2007: Radiohead solisti Thom Yorke, internetten dileyen kişinin istediği ücreti ödeyerek indirebildiği son albümleri "In Rainbows" için ücret ödememeyi tercih eden binlerce kişiden biri olduğunu açıkladı.

* 22 Kasım 1997: INXS solisti Michael Hutchence, Sydney'deki otel odasında ölü bulundu.

* 23 Kasım 1899: Dünyanın ilk jukebox'ı San Francisco'daki bir otele yerleştirildi.

* 25 Kasım 1974: İngiliz şarkıcı Nick Drake, aldığı aşırı dozda anti depresan ilaç yüzünden uykusunda öldü.

 

Kaynak: Çeşitli tarihlere ait Cnbc-e Dergiler

 

İzmir Kısa Film Festivali başlıyor

Bayan Arıza tarafından 2 Kasım 2016 tarihinde yazıldı.

Bugün başlayan festivalde Erden Kıral seyircilerle bir araya gelecek

Bu yıl 17.'si düzenlenen Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali bugün başlıyor. Toplam 427 filmi ücretsiz olarak seyirciyle buluşturacak festivalde atölye çalışmaları ve söyleşilerle birlikte birçok etkinlik düzenlenecek.   Festival kapsamında Erden Kıral seyircilerle bir araya gelirken, görüntü yönetmenlerinden Uğur İçbak, görüntü ve kurgu eğitimleri verecek. Temel yapım atölyesinde ise Yonca Ertürk proje hazırlama, sunma ve kaynak bulma konularında bilgi verirken, tasarım konusunda illüstrasyon sanatçısı Ethem Onur Bilgiç bir söyleşi düzenleyecek.   Bantmag dergisinin Antalya Film Festivali için hazırladığı '100 ilüstrasyon ile Türkiye Sineması'nın 100 yılı' sergisi Buca Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi'nde İzmirliler ile buluşacak. Sergide 'Vurun Kahpeye’den (1949) 'Yalnızlar Rıhtımı’na (1959), 'Sevmek Zamanı’ndan (1965) 'Sürü’ye (1978), 'Karılar Koğuşu’ndan (1989) 'Eşkıya’ya (1996), 'Bal’dan (2009) 'Kış Uykusu’na (2014) uzanan 100 filmine dair 20 genç illüstrasyon sanatçısının çalışmaları görülebilecek. 

 

Kaynak: Milliyet Sanat

Johnny Depp’ten fantastik film geliyor

Bayan Arıza tarafından 2 Kasım 2016 tarihinde yazıldı.
‘Karayip Korsanları' filminin yıldızı Johnny Depp'ten yeni bir film geliyor. Ünlü yıldız bu kez fantastik bir yapımda rol alıyor.

‘Karayip Korsanları’ filmiyle yıldızı parlayan ABD’li oyuncu Johnny Depp’ten yeni bir film geliyor. 53 yaşındaki oyuncunun ‘Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?’ (Fantastic Beasts and Where to Find Them) adlı yapımın devam filminde rol alacağı iddia edildi.

Depp'in, filmde hangi rolde yer alacağı henüz bilinmiyor. 

Filmin ilki 18 Kasım’da gösterime girecek.

Filmde, Eddie Redmayne’in canlandırdığı yazar Newt Scamander karakterinin New York’tan başlayıp Paris’e uzanan maceraları anlatılıyor.

 

J. K. Rowling'in aynı adlı kitabından esinlenilerek çekilen fantezi drama türündeki ABD ve Birleşik Krallık ortak yapımı olan filmi David Yates yönetiyor.

Filmin başrollerinde Eddie Redmayne, Katherine Waterston, Colin Farrell, Samantha Morton, Jon Voight, Gemma Chan, Ron Perlman ve Ezra Miller yer alıyor.

Kaynak: ntvmsnbc

Contemporay Istanbul başlıyor

Bayan Arıza tarafından 19 Ekim 2016 tarihinde yazıldı.
Çağdaş sanat fuarı 3-6 Kasım tarihleri arasında Lütfi Kırdar UKSS'de

NERGİS FIRTINA   Bu yıl 11.si düzenlenecek olan Contemporary Istanbul çağdaş sanat fuarı 3-6 Kasım tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. Dün yapılan basın toplantısında CI Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, 19 ülkeden 66 galeri ve 450 sanatçının katılacağını açıkladı. Güreli, CI’ın temsil ettiği bölgede birinci sırada olduğunu ve sanatçı sayısının geçen yıllara oranla arttığını da belirtti. Bu sene Contemporary Istanbul’da ‘Collectors’ Stories’ ve ‘CI Design’ bölümleri ilk kez yer alacak. Artistik danışmanlığını Marc-Olivier Wahler’in  ‘Collectors’ Stories’ bölümünde, Türkiye’nin önde gelen 60 çağdaş sanat koleksiyonundan 20 eser sergilenecek. Leyla Alaton, Haro Cümbüşyan, Mehmet Ali Bakanay, Cem Hakko, Oya & Bülent Eczacıbaşı, Freda & İzak Uziyel gibi önemli isimler de koleksiyonları ile sergiye destek verecek. ‘CI Design’ ise İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği 3. İstanbul Tasarım Bienali ile eş zamanlı olarak bienale destek verecek. Contemporary Istanbul’un bu seneki yeniliklerinden biri de, yayın yönetmenliği Hasan Bülent Kahraman tarafından yapılacak olan CI Publication olacak. Amacı sergilenen eserlerin dünyaya açılmasını sağlamak olan kitapta, dördü yerleştirme, 17’si heykel, 11’i video 72’si fotoğraf ve videodan oluşan 102 eser yayımlanacak. ‘Collectors’ Stories’in kitap hali olacak eserde koleksiyonerler seçtikleri eserlerin hikâyelerini anlatacaklar. Fuar bu yıl Akbank ve Ferko sponsorluğunda gerçekleştirilecek. 

 

Kaynak: Milliyet Sanat

Nobel Bob Dylan’ı arıyor!

Bayan Arıza tarafından 19 Ekim 2016 tarihinde yazıldı.
Nobel Komitesi Edebiyat Ödülü verdiği ABD’li sanatçı Bob Dylan’a ulaşamıyor. İsveç Akademisi Daimi Sekreteri Danius, “Aradım, e-posta attım, dostlarına ulaşmaya çalıştım. Artık çaba harcamıyoruz” dedi.

İsveç Nobel Komitesi, Edebiyat Ödülü'ne layık gördüğü ABD'li ünlü sanatçı Bob Dylan'a ödülün açıklandığı perşembe gününden beri ulaşamadıklarını ve artık aramaktan vazgeçtiklerini duyurdu. İsveç Akademisi Daimi Sekreteri Sara Danius yaptığı açıklamada, "Artık hiçbir şey yapmıyoruz. Onu aradım, e-postalar gönderdim, en yakın dostlarına ulaşmaya çalıştım. Dostları iyi niyetli cevaplar yazdı. Ancak Dylan'dan yanıt alamadım. Artık bu kadar çaba yeter. Ama umudumu yitirmedim. Eminim ortaya çıkacaktır" dedi.

'EĞER İSTEMİYORSA GELMEZ' Bob Dylan'ın hala ödülü kabul edip etmeyeceği belli olmazken Danius, "Bob Dylan'ın gelebileceği hissi içindeyim. Bu yanıldığım bir his olabilir. Tabii ki eğer gelmezse can sıkıcı olur. Ancak bu durumda da ödül kendisinin ve biz bu andan sonra bu ya da şu şekilde sorumluluk alamayız. Eğer gelmek istemiyorsa gelmez. Her koşulda büyük bir şölen olacak" diye konuştu. Şu ana kadar ödülle ilgili hiçbir medya kurumuna konuşmayan Dylan tarafından sanatçının "2016 yılı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldüğü" Twitter yorumundan başka bir açıklama yapılmadı. Nobel Komitesi, ödülü 'Amerikan müzik geleneğinde yeni bir şiirsel anlatım yarattığı' için Dylan'a vermişti. Nobel ödülleri 10 Aralık'ta İsveç'in başkenti Stockholm'de düzenlenecek törenle sahiplerine dağıtılacak. (SABAH)

Kaynak: Milliyet