Oscarlar’a beyazlık tartışması damga vurdu

Bayan Arıza tarafından 2 - Mart - 2016 tarihinde yazıldı.

Chris Rock'ın sunduğu törende ünlü komedyen beyaz Oscarlar tartışmasını ve boykotu merkeze oturttu

NİL KURAL
 
Önceki gece Los Angeles’ta sahiplerini bulan 88. Akademi Ödülleri’nde iki büyük sürpriz yaşandı. Bunlardan ilki sade ve etkileyici gazetecilik güzellemesi Tom McCarthy imzalı ‘Spotlight’ın En İyi Film dalında Oscar’a uzanmasıydı. Oysa tahminler, Alejandro Gonzales Inarritu’nun ‘Diriliş’le En iyi Yönetmen Ödülü’nün yanı sıra En İyi Film dalında Oscar’a uzanacağı yönündeydi. ‘Diriliş’e göre çok daha sessiz ve derinden etkileyen bir sinemanın temsilcisi olan ‘Spotlight’, gazeteciliğin önemini vurguluyor. Boston Globe muhabirlerinin Katolik rahiplerin çocuk tacizi skandalını ortaya çıkardığı gerçek hikayeden yola çıkan ‘Spotlight’, gecenin zirve ödülüne erişti.
 
kinci sürpriz ise En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalındaydı. Sylvester Stallone’nun ‘Creed’de yedinci kez canlandırdığı Rocky Balboa performansıyla Oscar alması bekleniyordu. Ancak Steven Spielberg’ün İngiltere sahnelerinden ana akım sinemaya kazandırdığı Mark Rylance ‘Casuslar Köprüsü’ndeki performansıyla, altın heykelciğe uzandı.
 
Gecenin en merak edilen konusu Leonardo DiCaprio’nun altıncı kez aday olduğu Oscar’larda bir kez daha eve eli boş gidip gitmeyeceğiydi. DiCaprio, ‘Diriliş’teki çilekeş performansıyla sonunda Oscar’a uzandı. DiCaprio, konuşmasında filmin de bir adamın doğayla ilişkisini konu aldığını söyledi ve küresel ısınmaya karşı önlem almanın aciliyetine dikkat çekti. DiCaprio’nun Oscar’ı bu yılın töreninin DiCaprio’nun ödül aldığı tören olarak hatırlanmasına vesile olacak.
 
Ancak 88. Akademi Ödülleri, bir konuyla daha hatırlanacak. O da adaylar açıklandığı andan itibaren süregelen beyazlık tartışması. Bütün adayların beyaz olmasından başlayan tartışma, törene de damga vurdu. Töreni sunan Chris Rock açılış monoluğunda ağırlıklı olarak bu konuya değindi. Rock, konuşmasında “Beyaz İnsanların Seçimi Ödülü’ne hoş geldiniz” dedi ve “Eğer sunucu da aday gösterilseydi, emin olun burada olmazdım. Hepiniz Neil Patrick Harris’i izliyor olurdunuz”, diye konuştu. Rock büyük alkış alan konuşmasında, “Akademi Ödülleri 88. kez veriliyor. En azından 71 yıl daha siyahi aday yoktu demek. ‘50’lerde '60’larda da siyah aday olmadığına eminim. Siyahlar da protesto etmemiştir. Neden? Çünkü o zaman protesto edecek başka şeyler vardı. Tecavüz ve linç edilirken, en iyi görüntü yönetmeninin kim olduğuyla ilgilenemeyecek kadar meşguldük. Anneannem bir ağaçtan sallanırken, en iyi yabancı kısa belgeseli umursamak pek kolay değil” diyerek ırkçılığın tarihinden de bahsetti.
 
“Oscarlar beyaz” tartışması haksız, temelsiz veya abartılmış değil. Bu yıl özelinden bahsedersek, Sylvester Stallone’ne En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında adaylık getiren ‘Creed’in siyahi yönetmeni Ryan Cooger ve siyahi başrol oyuncusu Michael B. Jordan, Akademi tarafından görmezden gelindi. Ayrıca Spike Lee’nin yönettiği ırkçılıktan bahseden ‘Chi-raq’, yılın dikkat çeken yapımlarından olmasına rağmen yarışa giremedi. Idris Elba’nın ‘Beasts of No Nation’daki performansıyla oyuncu adaylığına kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak Elba aday olamadı. Geçen yıl Martin Luther King’in öncülüğünde eşitlik hakları için yapılan yürüyüşü, ABD tarihinin dönüm noktalarından birini konu alan ‘Selma’, benzer şekilde En İyi Film ve En İyi Şarkı dışındaki ana dallarda Akademi tarafından görmezden gelinmişti. Geçen yıl da oyunculuk dallarında bir tek siyahi bile yer almıyordu. Rock, haklı. Akademi Ödülleri’nin 88 yıllık tarihinde aralarında Sidney Poitier, Denzel Washington, Halle Berry ve Lupita Nyong'o’un yer aldığı sadece 14 siyahi oyuncu, Oscar ödülüyle taçlandırıldı. Akademi tartışmaların ardından yüzde 94’ü beyaz, yüzde 77’si erkek üyelerinde çeşitliğine önem vereceğinin sözünü vermişti. Sinema sektörü ve kamuoyu bu sözün sonuçlarını görmeyi bekliyor.
 
Morricone’ye geç kalmış Oscar
 
Özellikle western'lere yaptığı film müzikleriyle efsaneye dönüşen İtalyan besteci Ennio Morricone, 88. Akademi Ödülleri’nde yarışarak aldığı ilk Oscar’ı evine götürdü. Quentin Tarantino’nun karlı westerni ‘The Hateful Eight’e yaptığı müzikle Oscar’a uzanan 87 yaşındaki Morricone, yıllarca Akademi tarafından görmezden geliniş, 2007’de ise Onur Oscarı’yla kariyeri ödüllendirilmişti. Üçleme ‘A Fistful of Dollars’, ‘For a Few Dollars More’ ve ‘The Good, the Bad, and the Ugly’e yaptığı film müzikleriyle çığır açan Morricone, uzun bir aradan sonra ‘The Hateful Eight’in müziğini besteledi. Morricone, önceki geceki konuşmasında diğer adayları takdir etti ve “Büyük olmayan bir filme, büyük bir müzik bestelenemez,” dedi.
 
Üç yıldır değişmeyen isim: Emmanuel Lubezki
 
Akademi Ödülleri tartışmaları ağırlıklı olarak oyuncular ve film, yönetmen gibi dallar olarak dönerken, En İyi Görüntü Yönetimi dalında sessiz bir rekor kırıldı. Meksikalı görüntü yönetmeni Emmanuel Lubezki, son üç yıldır En İyi Görüntü Yönetmeni dalında Oscar’ı evine götürüyor. 2013’de ‘Gravity’, 2014’te ‘Birdman’le En İyi Görüntü Yönetmeni Oscar’ı alan Lubezki, bu yıl da ‘Diriliş’le aynı ödüle uzandı. Lubeski, bu dalda üç yıl üst üste Oscar kazanan ilk isim oldu. 
 
‘Mustang’ başaramadı
 
Deniz Gamze Ergüven’in yönettiği Fransa’nın Oscar adayı ‘Mustang’, En İyi Yabancı Dilde Film dalında Oscar’ın sahibi olamadı. Dalın favorisi Macaristan yapımı ‘Saul’un Oğlu’ (Saul Fia), beklendiği gibi ödülün sahibi oldu. Macar yönetmen László Nemes’in ilk filmi ‘Saul’un Oğlu’, Auschwitz’de geçiyor ve kampın ayak işleri yapan bir tutukluya odaklanıyor. Son yılların en etkileyici ilk filmlerinden ‘Saul’un Oğlu’, geçen yıl Cannes’dan ikincilik anlamına gelen Jüri Büyük Ödülü’nü almıştı. 
 
Yönetmenlikte Meksika’nın zaferi
 
Hollywood’un ayrımcı bir dille ‘Üç Amigo’ dediği üç Meksikalı yönetmen Alejandro Gonzalez Inarritu, Alfonso Cuaron ve Guillermo Del Toro, Hollywood’a damga vurmaya devam ediyor. Son iki yıldır, Inarritu ‘Birdman’ ve ‘Diriliş’le En İyi Yönetmen dalında Oscar alıyor. 2013’de ise Cuaron ‘Gravity’ ile aynı ödüle uzanmıştı. En İyi Yönetmen Ödülü, üç yıldır Meksikalı yönetmenlere gidiyor. 
 
Gecenin esprisi Mark Ruffalo’dan
 
‘Spotlight’taki acar gazeteci karakteriyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’ne aday aktör Mark Ruffalo, ödülü kazanamadı. Mark Rylance’ın ödülünü sevinçle karşılayan Ruffalo, instagram hesabından yaptığı paylaşımla gecenin esprilerinden birine imza attı. Fotoğrafta Ruffalo, büyük bir Oscar heykelini kaçırmaya çalışırken, bir güvenlik görevlisi ona müdahale ediyor. Ruffalo bu paylaşımını “Büyük olanla ayrılmaya çalıştım. Güvenlik durdurdu. Kahretsin” cümlesiyle duyurdu. 
 
Joe Biden’ın Lady Gaga anonsu
 
ABD Başkan Yardımcı Joe Biden da törende yer alan isimler arasındaydı. Biden’ın varlığıyla güvenlik önlemleri daha da artarken, politikacı konuşmasında kampüslerde yaşanan cinsel tacizlerden bahsetti ve ayakta alkışlandı. Biden ardından En İyi Şarkı dalının adayı Lady Gaga’yı sahneye davet etti. 
 
‘Mad Max’in teknik zaferi
 
Ana dallar ‘Diriliş’ ve ‘Spotlight’ın etrafında dönse de George Miller’ın ‘Mad Max’ serisinin dördüncü filmi ‘Fury Road’, altı dalda Oscar alarak gecenin en çok ödül kazanan yapımı oldu. Ancak kurgu, makyaj, yapım tasarımı, ses kurgusu ve kostüm tasarımı dallarındaki altı Oscar’ın hepsinin teknik dallarda olması dikkat çekti. Miller'ın seriye eklediği müthiş dördüncü halka 'Fury Road', teknik dallarda öne çıksa da yılın sinema olaylarından biri olarak yerini koruyacak.
 
ki genç kadın oyuncu
 
Bu yıl hem En İyi Kadın Oyuncu hem de En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülleri kariyerlerinin başlangıcındaki oyunculara verildi. Brie Larson, ‘Gizli Dünya’da yıllarca bir odada hapsedilen genç bir kadını canlandırdığı performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü aldı. Geçen sezon çok iyi bir çıkış yakalayan ve ‘Ex Machina’, ‘Kod Adı: U.N.C.L.E.’ın da aralarında olduğu filmlerde de rol alan Alicia Vikander, ‘Danimarkalı Kız’la En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’ne uzandı. 
 
Kazananlar:
 
En İyi Film: ‘Spotlight’ 
En İyi Yönetmen: Alejandro Gonzalez Inarritu (‘Diriliş’) 
En İyi Kadın Oyuncu: Brie Larson (‘Gizli Dünya’)
En İyi Erkek Oyuncu: Leonardo DiCaprio (‘Diriliş’) 
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Mark Rylance, (‘The Bridge of Spies / Casuslar Köprüsü’) 
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Alicia Vikander, (‘Danimarkalı Kız’) 
En İyi Özgün Senaryo: ‘Spotlight’, Josh Singer ve Tom McCarthy
En İyi Uyarlama Senaryo: ‘Büyük Açık’, Charles Randolph ve Adam McKay 
Yabancı Dilde En İyi Film: Macaristan, ‘Saul’un Oğlu’, Laszlo Nemes 
En İyi Görsel Efekt: ‘Ex Machina’ 
En İyi Animasyon Filmi: ‘Inside Out’ 
En İyi Görüntü Yönetmeni: ‘Diriliş’, Emmanuel Lubezki 
En İyi Özgün Müzik (En İyi Film Müziği): ‘The Hateful Eight’- Ennio Morricone 
En İyi Özgün Şarkı (En İyi Şarkı): ‘Writing’s On The Wall’ – ‘Spectre’ / Jimmy Napes ve Sam Smith 
En İyi Belgesel: ‘Amy’ 
En İyi Kostüm Tasarımı: ‘Mad Max: Öfkeli Yollar’, Jenny Beavan 
En İyi Ses Kurgusu: ‘Mad Max: Öfkeli Yollar’ 
En İyi Ses Miksajı: ‘Mad Max: Öfkeli Yollar’ 
En İyi Kısa Belgesel: ‘A Girl in the River’ 
En İyi Kurgu: ‘Mad Max: Öfkeli Yollar’, Margaret Sixel 
En İyi Kısa Film: ‘Stutterer’ 
En İyi Kısa Animasyon: ‘Bear Story’ 
En İyi Yapım Tasarımı: ‘Mad Max: Öfkeli Yollar’ 
En İyi Makyaj: ‘Mad Max: Öfkeli Yollar’
 
Kaynak: Milliyet Sanat (Nil Kural)