KÜÇÜK PRENS “Antoine de Saint-Excupery”

Bayan Arıza tarafından 8 - Kasım - 2016 tarihinde yazıldı.

Okurken altını çizdiklerim:

4. Bölüm:
Size B612 numaralı gök taşının ayrıntılarını anlatıyor, bir de üstelik numarasını veriyorsam bunun nedeni yine büyükler. Büyükler sayılara bayılır. Örneğin yeni bir arkadaş edinip büyüklere ondan bahsettiniz, size asla en önemli soruyu sormazlar. "Sesinin tonu nasıl? Hangi oyunları sever? Kelebek koleksiyonu var mı?" gibi sorular yerine, "Kaç yaşında? Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?" gibi sorularla onu tanıyabileceklerini zannederler.

Büyüklere, "pembe kiremitli, pencerelerinde sardunyalar ve damında güvercinler olan bir ev gördüm" deyin, o evi asla gözlerinin önüne getiremezler. Ama, "yüz bin liralık bir ev gördüm." deyin, hemen "Ne güzel!" diye haykırırlar.

Örneğin, Küçük Prens'in varlığının kanıtı olarak, "O çok tatlıydı, hep gülüyor ve bir koyun istiyordu" derseniz, bunu çocukça bulduklarını söyler, omuz silkerler. Eğer, "Onun geldiği gezegenin numarası B612" derseniz, hemen ikna olup soru sormayı bırakırlar. Onlara kızmayın. Ne yapalım, huyları böyle. Çocuklar büyükleri hoş görmeye alışmalı. Bizler hayatı anlayabiliyoruz, o yüzden rakamlara takılıp kalmıyoruz!"

10. Bölüm:
Herkesten verebildiği kadarını istemeliyiz. Hakimiyet öncelikle akla dayanır.

***

– Demek ki kendi kendine adalet sağlayacaksın. En zoru da budur. Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha zor bir iştir. Bunu başarabilirsen gerçek bir bilge olabilirsin.

11. Bölüm:
Çünkü kibirli biri için diğer insanlar ancak onun hayranı olabilirdi.

13. Bölüm:
Sahipsiz bir elmas bulursan senin olur. Sahipsiz bir ada bulursan da senindir. Kimsenin aklına gelmemiş bir fikir bulursan da patentini alırsın, senin olur. Benden önce kimse akıl etmediğine göre, yıldızlar benim demektir.

***

Benim her gün suladığım bir çiçeğim var. Her hafta temizlediğim de üç yanardağım. Sönmüş olanı da ne olur ne olmaz diye temizlemeye devam ediyorum. Dolayısıyla sahip olduğum çiçek ve yanardağlarım için yararlı bir şey yapıyorum. Ama senin yıldızlarına hiçbir yararın dokunmuyor…

17. Bölüm:
İnsan zekâ sergilemeye kalkışmaya görsün, hafiften yalan söylediği de olabiliyor.

***

Bir anlık sessizlikten sonra Küçük Prens, "Peki nerede bu insanlar? Kendini çölde çok yalnız hissediyor insan." diye söze girdi.

"Ben kendimi insanların arasında da yalnız hissediyorum." dedi yılan.

18. Bölüm:
Küçük Prens kibarca, "İnsanlar nerede?" diye sordu.
Çiçek eskiden oradan geçen bir kervan görmüştü.
"İnsanlar mı? Altı yedi insan ya vardır ya yoktur sanıyorum. Seneler önce görmüştüm onları. Şimdi kimbilir nerededirler? Rüzgâr nereye götürürse artık…Kökleri yok ya, hayatları çok zor."
"Elveda" dedi Küçük Prens.
"Elveda" dedi çiçek.

20. Bölüm:
"Gülüz biz." dedi güller.
"Hmmm…" dedi Küçük Prens..ve kendini çok mutsuz hissetti. Çiçeği ona tüm evrende bir eşinin daha bulunmadığını söylemişti. Oysa bu bahçede birbirinin eşi beş bin tane gül vardı!
"Bu durumu görse çok alınırdı…Komik duruma düşmemek için öksürükten ölüyor numarası yapardı, ben de onu tedavi ediyor gibi yapmak zorunda kalırdım, yoksa gerçekten ölmeye kalkardı…" diye düşündü. "Ben eşi benzeri olmayan bir çiçeğim var diye kendimi zengin sanırdım, oysa o, sıradan bir gülmüş. Yanardağlarıma gelince, onlar da ancak dizime geliyor. Demek ki hiç de büyük bir prens değilmişim…"

21. Bölüm:
"İnsanların tüfekleri vardır ve durmaksızın avlanırlar. Bu da bizim rahatımızı kaçırır! Bir de tavuk yetiştirirler. Başka dertleri yoktur hayatta."

***

"Sen benim için yüz binlerce çocuktan birisin. Ne senin bana ihtiyacın var ne de benim sana. Ben de senin için yüzbinlerce tilkiden biriyim. Ama sen beni evcilleştirirsen, ikimiz de birbirimize ihtiyaç duyarız. Sen benim için eşsiz birine dönüşürsün, ben de senin için."

***

"Elveda. Çok basit bir sur vereyim şimdi sana: Aslolan gözle görülmez. İnsan ancak yüreğiyle baktığında görür."
Küçük Prens bunu aklında tutabilmek için, "Aslolan gözle görülmez." diye kendi kendine tekrar etti.
"Önemli olan, senin o güle verdiğin emektir."
"O güle verdiğim emektir." diye tekrarladı yine Küçük Prens unutmamak için.
"İnsanlar bu basit gerçeği unuttular ama sen unutma. Evcilleştirdiklerinden ömrün boyunca sorumlusun. Gülünden artık sen sorumlusun."
Küçük Prens unutmamak için tekrarladı.
"Gülümden artık ben sorumluyum."

22. Bölüm:
"Gittikleri yerden memnun kalmadıkları için mi dönüyorlar?"
"Kimse bulunduğu yerden memnun kalmaz ki."

24. Bölüm:
Asıl güzellik görünmeyen şeylerde gizlidir!

25. Bölüm:
Küçük Prens, "İnsanlar en hızlı araçlara binip bir yerlere gidiyor, ama gittikleri yerde ne aradıklarını bile bilmiyorlar. Boşuna koşuşturup durduklarına değse bari…" dedi.

27. Bölüm:
Bense üzgündüm ama, "Yorgunum." diyordum.