Hakan Günday Seçkileri

Bayan Arıza tarafından 6 - Ekim - 2010 tarihinde yazıldı.

Kinyas Katre'nin Hakan Günday Seçkileri

"sorarlarsa, ''ne is yaptin bu dünyada?'' diye, rahatça verebilirim
yanitimi:''yalniz kalabildim! alti milyarin arasinda dogdum. ve hiçbirine
çarpmadan geçtim aralarindan…''

ne ölüm ne de hayat! hiçbiri kovalamıyor beni rüyalarımda. hiçbirinin eli
bana değmiyor. çünkü ellerim ceplerimde hiç olmadıkları kadar. varlığıma
nedensizlikten delirdim ben. hiçbir nedeni kendime yakıştıramadığımdan.
hepsini giydim. hiçbiri olmadı. hepsi dar geldi. inansaydım herhangi birine,
uğruna gerekirse dünyayı kan gölüne çevirirdim. okyanuslar kırmızı olurdu.
pıhtılaşmış knalardan siyah kanlar yükselirdi. ama inanamadım. bir türlü
inanamadım… bütün hayat bir ilizyon. benim gibi kayra gibi…

"Hayir tesekkur ederim. Bu kadar yeter."Alkolle ayrilmamiz boyle
oldu. Yeterince icmistim. Yeterince ,hayatin gercek sarhoslugundan
kacmistim. Artik sira siselerden kacmaya gelmisti. Simdiye kadar rakiyi
suyla; viskiyi buzla karistirir gibi, hafifletmek icin hayati da ickiyle
karisritmistim. Ama artik hayati sek icmenin zamani gelmisti. Babamin: "Artik
buyudun, kendine de 1 raki koy!" dedigi aksam geldi aklima. Biraz daha
buyumustum. Hayati ve dunyayi sek icecek kadar!!!!

"Great EscaPe. Great Return!"

Ağlamak için gidiyordum. Etimin parçalanışını görmek için gidiyordum. Ruhsal
hayatımla alay etmek için, bildiğim herşeyle mücadele etmek için dönüyordum.
Ne kadar dayanabileceğimi, ne kadar duyarsız olduğumu anlamak için
gidiyordum, sokaklarında tesadüfen babamı görebileceğim ülkeye…

O kadar istedim ki gerçek bir duyguyu içimde hissetmeyi! Eğer pişmanlık
hissedersem devamı da gelir, diyordum kendime. Sevmeyi bile öğrenebilirim
yeniden, diyordum. Yeniden bir insan olabilirdim. Ama şimdi anlıyorum ki
benim için artık çok geç. Ne bir pişmanlık duyuyorum, ne de gözpınarlarım
ıslanıyor. Hiçbir şey hissetmiyorum. Hiçbir şey…

Belki de en büyük şiddet buydu: "durmak". İnsan kaçarken başkasının,
dururken kendi kanında boğulur. İnsanın kendine biçtiği cezadan daha acı dolu
olanı yoktur. İnsanın kendine verdiği cezaların ilki, işlediği suçtur…

"Ve artık insanlar bir karar vermeli. Ya cenazelerde ağlamayacak ölülerine ,
ya da üzerine basmayacak, sevdiklerinin cesetlerinin beslediği toprağın!"

"insanlar…"dedim fısıldayarak."taşırlar insanları.
kundaktayken, tabuttayken. hep taşıyacak birileri olur. bazıları
dostluktan, bazıları cepteki paradan, bazıları da içinde bulundukları sistem
bir gün onlara da taşınma sırasının geleceğini söylediği için, taşırlar insanı…