Elif Şafak “Mahrem”

Bayan Arıza tarafından 30 - Eylül - 2011 tarihinde yazıldı.

Bir Elif Şafak kitabını daha hatim ettim. Bu kadının hayal gücü karşısında saygıyla eğiliyorum.

Mahrem'in elimdeki 31.baskısı, yine Doğan Kitap'tan çıkmış ve 229 sayfa. Kitap, daha önce okumuş olduğum Baba ve Piç, İskender ve Aşk'tan oldukça farklı, gerçeküstücü bir dille kaleme alınmış. Bu anlamda üslubu bambaşka.

Kitabın girişinde "Görmeye ve görülmeye dair bir roman" diyor Elif Şafak, kitabı bitirince neden böyle söylemiş olduğunu anlıyor insan.

Kitapta oldukça şişman kadın kahramanımızın hayatını Pera ile ilişkilendiriyor Elif Şafak. Bunu yaparken 1880'li yıllara, Osmanlı'nın son zamanına götürüyor sizi. Birdenbire şişman kahramanımız ve sevgilisi Be-Ce'ye dönüyoruz, 90'lı yıllara, İstanbul'a…

Bu da kitabın arka kapağı:

“Öyle güzel ki uçmak…Öyle güzel ki tüyden hafif, uçurtmadan serseri, buhardan oynak, toz zerresinden kıvrak, kar tanesinden savruk olabilmek gökkubbede. Niyetim daha, daha da yükseklere çıkmak. (…) Niyetim gökyüzünde fersah fersah yükselip güneşin gölgesine değerek, bembeyaz bulutların üzerine çıkıp bağdaş kurmak ve bir de oradan bakmak dünyaya. Çünkü bilmek istiyorum aşağıda olup biten her şey görülüyor mu buradan bakıldığında? Merak ediyorum arka bahçelerde sırlanmış sırlar, işlenmiş kabahatler, yarım kalmış oyunlar kaydediliyor mu satır satır, kelime kelime? Bilmek istiyorum bir mahremiyeti var mı insanoğlu-insankızının, insan olmanın?”

Şafak, Isabel Allende ekolü büyülü gerçekliğin önemli bir mirasçısı olmaktan öte bir yazar. Romanın görkemli gerçeküstücülüğü kaydadeğer bir zekâyla desteklenmiş.
The Independent

Uyumsuzluklara ve toplumun bunlara nasıl baktığına dair çokkatmanlı bir metin. Sıradışı, sanrılı bir roman…
Kirkus Reviews