Cem Kurtuluş’tan Film Kritiği: Son Ders: Aşk ve Üniversite

Bayan Arıza tarafından 18 - Kasım - 2014 tarihinde yazıldı.

“Hayatta söylemek istediklerini, duygularını, sevdiğini söylemeyi erteleme. Çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir, yarın hiç olmayabilir.”

"Hiçbir şeyi hiçbir zaman erteleme" 

Ferhan Şensoy’u nasıl bilirsiniz bilmem ama kendisi sinemada olsun, tiyatroda olsun mesaj vermekten çekinmeyen sanatkar, halkın içinden biri. “Pardon” filmi başta olmak üzere filmografisine baktığımızda da çoğu filminde vermek istediği mesajı vermiştir. Halka dair öğütler, iğneleyici diyaloglarla halkın gönlünde taht kurmuştur. Ferhan Şensoy’un başrolde oynadığı “Son Ders: Aşk ve Üniversite” 70’lerin sol mücadelesini kapsayan, sadece politik anlamda değil pek çok anlamda ezberci sisteme, zihniyete ayar veren bir film olarak karşımıza çıkıyor.

Hikayemiz, 70’lerin başında 5 arkadaşın kendilerine söz vermesiyle ve polis baskınıyla başlıyor. Hikayenin sonrasıysa Üniversite çevresinde şekilleniyor. Baş kahramanımız Saffet siyasi davadan 30 yıldır aranan, kimliğini saklayarak ülke topraklarını giren öğrencilere ‘Hayat size dersi kendisi’ verir parolasıyla yola çıkan biri.  Derste öğrencilere sorgulamanın iyi bir şey olduğunu Saffet Hoca ile daha iyi anlamış oluyoruz.

Her şeyi geride bırakan Saffet Hoca olsa da, geride bırakamadığı tek şey öğrencilere aktaracakları olmuştur. Saffet Hocanın portresinde müfredata göre hareket eden, klasik üniversite öğretmenini değil de, hayatın içinde kavgaları yaşayan ve bu kavgaları öğrencilerini öğreten bir adamı görüyoruz.  70’lerin sol mücadelesinde yer alan Saffet Hoca’nın okulunda ‘solculuk’ üzerine şekilcilik yapanlara yönetmen ayar vermeyi unutmuyor. Bu da filmin ince noktalarından biri. Asıl noktaya gelecek olursak; film sorgulama çerçevesinde ilerliyor.

Ezberci zihniyete, şekilciliğe, eksik öğretilenlere karşı masaya yumruğunu koyuyor.Ezberci zihniyete karşı koyarken; sosyalist adamların polisle nasıl iş birliği kurduğundan, söz verdikleri sosyalizmden nasıl kapitalizme döndüğünü film bize resmediyor. Asıl mevzumuza dönecek olursak; polis baskını öncesi sevdiğini söyleyemeyen kimlik değiştiren Saffet Hoca’nın "Hiçbir şeyi erteleme" sözü önemsenecek bir söz. Üniversite’de Ulaş, Cem, Hande, Burak dörtlüsü olarak takılan gençler’den farklı olarak gözüken Ulaş’ın yolları Saffet Hocayla kesişiyor.

Ulaş için aynı zamanda bu dönüm noktası oluyor. Saffet Hoca’nın yapamadığını Ulaş yapıyor. Saffet Hoca’nın yaptığı ertelemeyi Ulaş, Deren’e açılarak daha fazla ertelemiyor.  İşler Ulaş’ın aşkını itiraf etmesiyle karışıyor. Üniversitede çevreyi katledenlere karşı kendini zincirleyenlerin başında olan Deren’ın başı belaya giriyor, sonrasında buna Ulaş’ta katılıyor. Saffet Hoca’nın kendilerini kurtarmak istersen 30 yıl aramanın bedelini onları kurtarırken ödüyor, o bedeli öderken söylediği sözse her şeyi anlatıyor; “Baktık kavgayla olmuyor, o zaman çocuklarla”

Oyunculuklara geçecek olursak; Ferhan Şensoy’un haricinde  Durul Bazan oynadığı “ Cem” karakterinin rolünü  hem esprileriyle hem şekilciliğe ayar verdiği diyaloglarla veriyor, Durul Bazan’ın yanındaki yan karakterler de kendisinin yanında sırıtmıyor. Hayattan çıkaracak dersi olanlarin, şekilciliğe ezber zihniyetine karşı olan bir karşı duruş filmi “Son Ders; Aşk ve Üniversite”

Oyuncular

Ece Uslu , Ekin Türkmen (Deren) , Engin Hepileri (Hakan ın gençliği) , Kaan Urgancıoğlu (Ulaş) , Burak Sarımola (Veli) , Durul Bazan (Cem) , Aylin Kontente (Hande) , Neriman Uğur (Melda Hoca) , Ali Yaylı (Sezgin) , Ege Aydan (Caner) , Dost Elver (Ayhan Hoca) , Ferhan Şensoy (Saffet)