Cem Kurtuluş’tan Film Kritiği: İtirazım Var

Bayan Arıza tarafından 22 - Mayıs - 2014 tarihinde yazıldı.

Günümüzde yasak, sansür işleri sinema alanında o kadar kolay hale geldi ki sinemanın ders verme niteliği unutturulur oldu, bu da haliyle gerçekleri anlatmak için yola çıkan yönetmenler için   işkence oldu. Yasaklara karşı direnmeyi bilen ve bu işi kafaya koyanlar için o kuşağa söz dinletmeniz zordur, filmi çeken kişi 68 kuşağı gibi sorgulayan, "bu filmi önüme ne engel çıkarsa çıksın çekeceğim" kafasına sahip olunca işler değişiyor.  Onur Ünlü tam da böyle biri. Her şeyi umursayan, kafa yapısı itibariyle bu işlere kafa yoran biri. Kafaya koyduğunu çekmek onun meselesi. Zaten bu işten dönseydi ona yakışmazdı. Onur Ünlü, risk almayı seven bir adam, bu işte de risk almadan hiçbir şeye kalkışamazsınız.  
 
Leyla ile Mecnun ve Şubat dizilerinde Onur Ünlü bu riskleri göze alarak çekti dizilerini."Sen Aydınlatırsın Geceyi" filmiyle iyi işler yaptığını gösteren Onur Ünlü, yola "İtirazım Var" ile devam ediyor. Cesaret babında filmin ismi topu doksana asıyor. Bu defa Onur Ünlü Türk sinemasında yapılmadık bir işe el atıyor. Bir İmam karakteri yaratıyor, bu karakter üzerinden hem güldürüyor, hem de sorgulatmayı başarıyor. 
 
İtirazım Var’ın açılış sahnesinde arka planda çalan müzik ve namaz kılan cemaatle karşılaşıyorsunuz. Her şeyden önce küfür eden, içki içen bir imamla karşı karşıyayız. 

Mevzuya dönecek olursak; Selman Bulut camide imamdır. Namaz kıldıkları sırada Salih Kalyoncu adında biri vurulur. Bu olaydan sonra işin peşine polisler düşeceğine, cami imamı düşer. İmamın, katilin peşlerine düşmesi hesabına yatırılan paradan sonra oluyor. Salih Kalyoncu’nun sonradan tefeci olduğu ortaya çıkar, Selman pusuya düşürülür. Tefecinin ölümünden sonra bütün yük cami imamına kalır. Cinayetin soruşturmasına başlar İmam. 
 
Türk sinemasında daha önce görmediğiniz bir olaya imza atar "İtirazım Var". Karakter imam olsa da, filmde anlatılmak istenen  İmamdan çok insan olma düşüncesi. Özündeki mesele devlet makamlarının pusu kurarak neler yaptığı, ceplerine indirdiği paraları kimsenin bilmediği ve bir İmamın gerçekleri araştırmak için yola koyulduğu düşüncesi. Bu bir doktor da olabilir, bir öğretmen de. İmamı burada metafor olarak görüyorum.
 
"Ne imamlar gördük içinde insan yok" düşüncesi izlerken aklınıza gelmiyor değil. İmam bir an olsun vazgeçmiyor yolundan, bu işin peşini bırakmıyor. Film boyunca günahı olmayan, suçlanan bir imamı izliyoruz, bu da bize AKP hükümetinin "Camide içki içtiler, öpüştüler" cümlesini hatırlatıyor.
 
İmam karakteri her açıdan filmde ayar vermeyi unutmuyor. Hırsızlıklar, banka hesapları, faizler vb. konulara el atıyor Onur Ünlü. Sadece bunlarla sınırlı kalmıyor film, hükümete ayarı filmde geçen sözlerle veriyor Onur Ünlü. "Hükümette tanıdığım olsa niye kredi çekmekten utanayım?". Camideki içki muhabbetlerine de inmeyi ihmal etmiyor. Gezide hayatını kaybedenlere Beşiktaş civarından selam ediliyor "İtirazım Var". Bununla sınırlı kalmıyor, şimdi aramızda olmayan Müslüm Gürses’i de unutmadığını gösteriyor "itirazım Var". Leyla ile Mecnun’dan tanıdığımız Serkan Keskin Vicdanı olan bir imamı oynuyor. Filmin bana kalırsa topu doksana asan karakteri de caminin İmamı.
 
Serkan Keskin yerine İmam karakterini başka bir oyuncu oynasa bu kadar gerçekçi oynar mıydı bilmiyorum ama Serkan Keskin bu işin üstesinden gelmiş. Hem güldürmeyi başarıyor hem de ciddiyetle oynuyor. Besmele çekip rakı içme sahnesi filmin en muazzam sahnelerinden. Aynı zamanda filmde Sırrı Süreyya’ya küçük rol verilmiş, daha önce F tipi filmine katkısı bulunan Süreyya’nın bu filmde de senaryoya katkısı var. Özellikle taş atan çocuklar göndermesinin Süreyya’nın fikri olduğunu söylemek yanlış olmaz. 
 
Filmin biteceğini sandığınız an film bitmiyor, Onur Ünlü sizi ters köşeye yatırıyor. Özellikle "Faiz haramdır" sözlerinin geçtiği adamın silahı kafasına dayayıp öldüğü sahnede film bitti izlenimine kapılmanız kaçınılmaz oluyor. Sonuç olarak İtirazım Var’ın yanlış giden bir şeylere karşı İtirazı var. Ne tam olarak polisiye ne de komedi filmi. Politik hiciv adı altında, mizahı bol, sinema salonlarını işgal eden gereksiz komedi filmlerine göre kayda değer işlerden biri "İtirazım Var".