Cem Kurtuluş’tan Film Kritiği: Behzat Ç. Ankara Yanıyor

Bayan Arıza tarafından 1 - Mayıs - 2014 tarihinde yazıldı.

Bazı diziler vardır, içinde işlediği konularla gerçekleri suratınıza bağıra bağıra anlatır, ama o gerçekler gün gelir devlet tarafından susturulur.  Behzat Ç ilk izlediğimden beri devlet makamlarına, medyaya ve bozuk düzende yer alan her şeye karşı bir başkaldırı niteliğinde bir diziydi. Zaman geçtikçe diziye devlet baba "elveda" dedirtti. Çünkü insanların gerçekleri görmesini istemediler.

Behzat Ç ekibi “Behzat Ç Seni Kalbime Gömdüm” (2011) adlı ilk sinema uyarlamasıyla  karşımıza çıktı.  Dizinin gölgesinde kalan bir yapımdı bu, zaman geçtikçe Behzat Ç ekibi ikinci filmi çıkarmak için yollara düştü, film yakın zamanda sinemaseverlerle buluştu.

Mevzuya dönecek olursak;  “Behzat Ç  Ankara Yanıyor” olarak vizyona giren film yine her şeye ayar vermekten çekinmiyor, samimi diyaloglarla dikkat çekiyor. Dizide eski oyuncu kadrosunun yanı sıra yeni oyuncularda var. 

Behzat yerine başkomiserlik yerine geçen Himmet ve yardımcısı filmde oyunculuk açısından sırıtmış. Onun haricinde kadroda “Şevket, Memduh Başkan” gibi karakterler olsaydı filmin izlenebirliliği daha da artabilirdi.

“Ankara Yanıyor” ismi  itibariyle belki tuhaf kaçabilir ama Erdal Beşikçioğlu’nun dediği gibi "Ankara yanıyorsa, muhakkak Türkiye de yanıyordur”. Filmin çekimleri Ankara ve Kıbrıs’ta gerçekleşiyor. Kıbrıs’ta çekilen filmde Kıbrıs’a inceden gönderme yapılıyor.

Konuya dönecek olursak; mevzu, içişleri bakanlığına yapılan saldırıyla startı veriyor.  Behzat Ç. yine kurtarıcı kahraman olarak karşımıza çıkıyor.

Altyapıda çocuklara futbol eğitimi veren Behzat’ın çocukları toplayıp “istediğiniz kadar yetenekli olun iyi bir takımınız yoksa hepsi hava gazı” sözü "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar" filmine selam çakıyor. Altyapıda Behzat’ın yakınının polisin gaz fişeği sonrası vurulması Behzat’ı değiştiriyor.  Tehlikeli işlerin adamı Behzat bu olaylara el atmaktan geri kalmıyor, ekibe geri dönüyor. 

Behzat ve ekibi yollara düşüyor, yollara düştükleri süre boyunca çok olay geliyor başlarına. Cinayet ekibi olarak eve baskın yaptıkları anda eve biber gazı atılması günümüz olaylarına gönderme yapıyor.  Filmde içişleri bakanı suikastı aydınlatamıyor, devlet bir katil buluyor, onu içeri tıkıyor. Mevzular bu şekilde ilerliyor.

Alman Hükümetinin Hans cinayetine gözlemci olarak gönderilen Ulrike polis olarak karşımıza çıkıyor, Behzat ve ekibiyle hareket ediyor. Suikast filmin sonuna kadar aydınlanamıyor. Dibi başında Behzat ve ekibiyle hareket eden Ulrike’ın katil olmasını Behzat haricinde kimse anlayamıyor. Bu da polisiye filmlerin olmazsa olmaz özelliklerinden.

Ayrıca Sanem Çelik Ulrike karakterini başarıyla oynamış. Senaryosu haziran ayaklanmasından önce yazılan “Ankara Yanıyor” gezi direnişinin bütün yaşananlarını filme yansıtmış ama yönetmen bazı kısımları filmden çıkarmış, çıkarma nedeni “abi biz bu konulara el attık diye gezi üzerinden prim yaptı demesinler”  düşüncesi.  

Film, dizideki gibi çoğu konuya parmak basmasa da 31 Mayıs’la başlayan gezi direnişine “çatışmıyorlar,direniyorlar “ sözüyle selam ediyor. Ayrıca oyunculuklarda Ercüment Çözer karakteriyle karşımıza çıkan Nejat işler oyunculuk adına  iyi iş çıkarıyor. 

Devletin yaptığı kaçakçılığı, medyanın iki maymunu oynamasına ve birçok konuya açıklık getiriyor. “Behzat Ç Ankara Yanıyor”  dizinin gölgesinde kalan bir film olsa da Ankara Yanıyor, Ankara sınırları içerisinde yapılan kayda değer işlerden biri.

Filmde  Altını Çizdiklerim;

"Mevzu yenmek ya da yenilmek değil. Kiminiz hayatınız boyunca yenilecek kiminizin de şansı yaver gidecek, skoru boşverin siz. Yanınızdaki arkadaşınıza bakın siz,o başarmak için nasıl çabalıyor ve siz napıyorsunuz onu düşünün. siz beraber  yorulmazsanız eğer bir yol olmaz sizden. takım olarak oyun oynamadıktan sonra yenseniz ne olur, yenilseniz ne olur lan. Bazen takım olduğunuzda işler istediğiniz gibi gitmeyebilir. İşte o zaman da içinizden biri eli taşın altına koyacak. anladın mı? Tekmeye gerekirse kafayla girecek, kendini feda edecek. Ama maç bitip soyunma odasına başınız dik gittiğiniz zaman o zaman ben yemişim yenilmesine. Başka zaman yenersiniz. Yani istediğiniz kadar yetenekli olun iyi bir takımınız yoksa hepsi hava gazı".

***

" – Burada ne oldu abi

 – Savaş

– Silah tüccarlarının savaşı,bir de halkın savaşı diyorlar amına koyayım"

***

" – Çatışıyorlar

– Yok,  çatışmıyorlar, direniyorlar"