Cem Kurtuluş’tan bir paylaşım: Rahat uyu Metin Kurt

Bayan Arıza tarafından 29 - Ağustos - 2012 tarihinde yazıldı.

Memleketin değerleri birer birer elimizden kayıp gidiyor. Elimizden kayıp gidenlerden biri de 70’li yıllara Galatasaray formasıyla damgasını vurmuş, sadece futbol alanında değil siyasi anlamda da izini bırakmış isimlerden biri Metin Kurt. Şimdi ceza sahasında yapayalnızız. Değerler unutuldukça acılar daha da artar. Endüstriyel futbola her alanda savaş açmış biriydi Metin Ağabey. Sendikayı kurdu, orayı diriltmek istedi. İnandığı yolda yürüdü sadece. Yalnız, yitik bir savaşçıydı Metin Kurt. Duruşu vardı.

Metin Ağabeyin dediği gibi "Halka en yakın yer neresi? Çizgi. Ben de çizgide beklerdim. Kapalının önünde oynamamak için bir devre sağ açık".

İzleyemedik, o şerefe erişemedik, ama O'nunla tanışmak O'nunla bir şeyler paylaşmak şahsım adına inanılmaz bir duyguydu. İçki masasında O'nunla konuşabilmek harikaydı. siyaset konusunda ben ahkâm kesmezdim fazla bilgim olmadığıiçin. Hep O'nu dinlerdim, O anlatırdı ben dinlerdim. Ve Metin Kurt’un oturduğu masada daima Metin Kurt’un sözü geçerdi.

Futbolun endüstriyelleşmesi üzerine çok iyi tespitler yapardı Metin Ağabey. "Futbol arsada güzel, borsada değil" sözü akıllarımıza kazınmıştı. Televizyon olsaydı da izleseydik ya da erken yetişebilseydik o döneme, "keşke" demekten kendini alamıyor insan.

Gülümseyişleri adeta bir mücadele ruhuydu. Belki 5 kişi belki 10 kişi yola çıkardı kendisi. O'nun için önemli olan mücadeleydi. Yaptıkları bitmezdi, boş durmazdı. Hayatta daima bir koşturmaca içindeydi. "Ne kadar çok şey yaparsan o kadar hatırlanırsın" sözü Metin Kurt için geçerliydi. Zengin patronların, ağzı laflarla dolu siyasetçilerin izinde değildi O, kendi fikrini topluma duyurma çabasındaydı.

Yalnızdı, cesurdu, savaşçıydı, Özgürdü, yapacakları bitmeyecek bir insandı Metin Kurt…

Hiç destek görmedi, hiç…Hep yalnız başına bir köşeye atıldı, O’nu unutanlar oldu. Hatta bir gazete manşetinden O'nu hatırlayanlar oldu. Biz onu Kesmeşeker grubunun şarkısıyla tanımıştık, ama o güzel insanı bu kadar sürede benim için değerli yapan onun dik duruşuydu. Bu duruşa sahip olanlar her zaman farklı bir köşede kalmıştır. Lefter gibi, Metin Oktay gibi nice ismini unuttuğumuz efsanevi futbolcular gibi…

Onuruyla savaştı hayatta, onuruyla yaşad. Düzene her zaman karşı çıktı, dönen pisliklerden şikâyetçiydi ve buna karşı tepkisini en ağır şekilde vermişti. Salon solcuları gibi değildi. Emeğin yanında yüreği büyük olan bir insandı. İçki masasında bir şeylerden bahsederken O'nu dinlemiyorsanız büyük bir şey kaybetmişsinizdir.

1 Mayıs 2012 günü Metin Ağabey’e söz verdiğim için 1 Mayıs’a Sendika ile katılmıştım. Benim için gurur vericiydi. Fazla kişi değildik, çok az kişiydik. Ama çokluk veya azlık önemli değildi.

Metin Ağabey'in o günkü gülüşleri beni sevindirmişti, "bu kadar olmamız bile çok önemli" demişti. Yüzü öyle gülüyordu ki mutlu olmamanız imkânsızdı. 1 Mayıs dönüşü Piraye Kafe'ye oturmuş bir şeyler konuşmuştuk, sonrasında fotoğraflar.

Ne demiştim; Metin Kurt’un olduğu yerde sadece O'nun sözü geçerlidir. Bir gece çok geç saate kadar içmiştik, ertesi gün işim vardı ama Metin Ağabey'in sohbetine doyum olmuyordu. Bana o gün "Gel bize" demişti. Öyle güzel insandı ki. Samimiyeti, yalnızlığı, mücadelesi umudundan eksik olan bir adama bile umut veriyordu.

Hayatta boyun eğenler unutulur, ama bir iz bırakmış boyun eğmemiş, düzene karşı savaşmış insanlar her zaman hatırlanır, hatırlanmalıdır da…

Futbolun pisliklerle dolu olduğunu her defasında tekrarlamıştı Metin Ağabey. Kendi dönemindeki futbolcuları anlatırdı sık sık, ne kadar dişe diş mücadele ettiklerini, ama o futbolculardan artık kalmadığını da söylemekten çekinmezdi. O hiçbir zaman bir şeyleri söylemekten çekinmezdi. Döneminin politika gazetesinde yazarlık yapmıştı. Metin Kurt'un orada önemli yazıları çıkmıştı. Taksim kütüphanesinde bu önemli belgelere Metin Ağabey'le şahit oldum.. Söz vermiştim Metin Ağabey'e, bugün anlıyorum ki o sözü verdiğim için Metin Ağabey'e mutluyum ve gururluyum.

Kesmeşeker şarkısında da dediği gibi:

"Kula kulluk etmezdi çok yanlış biriydi". Yanlışlığı neydi Metin Kurt’un? Düzene boyun eğmediği için, paranın önünde değil emeğin önünde eğildiği için…

Protokol tribünün önünde oynamazdı Metin Kurt, bunun önemli bir yanı vardı O'nun için. Kimilerinin önemsiz olarak gördüğü, ama O'nun için çok önemli bir detay.

Metin Ağabey derdi ki "Trilyonların döndüğü bir spor pastası var. Kimler kazanıyor kimler kaybediyor bu sorgulanmalı."

Sorgulanacak şeyler o kadar fazla ki Metin Ağabey taraftarlar figüran yöneticiler kahraman duruma gelmiş. Şimdi Metin Ağabey'le birlikte çizgi dışında kaldık, çizgi dışına itildik. O giderken bizlere bir şeyler bıraktı, taşıyacağımız bir değer…

Fenerbahçe'lisi de sevdi O'nu, Galatasaray'lısı da çünkü O yaptıklarıyla sevdirdi kendisini. Duruşuyla sevdirdi.

Futbolun metalaştığını savundu, bazı kişiler Metin Kurt’a inanmadı, ama O inatçıydı, direnmeye devam etti ve isyan etti.

Metin Kurt, Türkiye’de mücadelenin sol açığıydı. "Çizgi Metin" diye hafızalara kazınmıştı Metin Ağabey. Benim için babacan bir insandı Metin Abi. Metin Ağabey'i sevenleri yalnız bırakmadı. Hayatı boyunca yalnız bırakılmıştı. Mücadelesini yalnız sürdürse de pes etmemesi insanlara ders olmuştu.

Metin Ağabey artık aramızda yok, futbolcular taşın altına koyun elinizi, sömürü düzenine karşı çıkmak bedel ödemek miydi yoksa? Bu düzen hep kandırır hep.

Metin Ağabey'le çoğu konuda anlaşırdık. Kendisi Elvis Presley hayranıydı, şarkılarını döneminde ezbere bilirmiş, öyle derdi.

Çizgi Metin’e olan vefa da önemliydi. Öldükten sonra hatırlanır bazı şeyler ve yitirilirler. Unutulmaya yüz tutmuş değerler öldükten sonra anlaşılırsa orada büyük bir sorun var demektir. Bu sporun her dalında geçerlidir. İşte Metin Ağabey de böyle unutulmaya yüz tutmuştu ve Kesmeşeker’in yeni albümünde tekrar hatırlanmıştı ve Metin Kurt Yalnızlığı şarkısında dediği gibi;

"Sen mi güzeldin yoksa hayat mı güzel?"

Sen daha güzeldin Metin Ağabey.

Senin öldüğün gün şarap şişemi senin için havaya kaldırdım Metin Ağabey. Piraye günlerimizi, Kadıköy’ü, seninle Karga Bar’da konser izlediğimizi, seninle tanışmayı, 1 Mayıs'ı, futbol ve siyaset hakkındaki tespitlerini, devrimci ruhunu, anılarımızı, hiçbirini unutmayacağım Metin Ağabey. Mücadelenin sol açığı unutulmayacak.