Genel’ kategorisi için Arşiv

Foo Fighters, Concrete and Gold isimli yeni albümünü duyurdu

Bayan Arıza tarafından Temmuz - 21 - 2017 zamanında yazılmıştır.

En son 2014 yılında 'Sonic Highways' albümünü yayınlayan Foo Fighters, 'Concrete and Gold' isimini taşıyan dokuzuncu stüdyo çalışmasını duyurdu. 15 Eylül’de RCA Records tarafından satışa sunulacak albümün prodüktörlüğünü Greg Kurstin üstlendi.

Yeni Foof Fighters albümünden paylaşılan ilk single: 'Run'

Kaynak: Radyo Eksen

Leonard Cohen'in "Görkemli Kaybedenler"i okudunuz mu? Kendime çıkardığım notlardan birkaç alıntı var aşağıda. Kitap hakkında fikir vermiş olur sizlere.

* Öylesine insanım ki çok fazla kabızlık çekiyorum.

* Her sabah uyandığımda kendimi neden bu kadar kötü hissediyorum?

* Tekrar biz olduğumuzda hatırlarız bunu, belki de bir daha asla biz olamayız.

* Kahrolsun genital emperyalizm! Bedenin her köşesi boşalabilir.

* İçimdeki bütün o dünlerle yeni bir şeye nasıl başlayabilirim.

* İçimde yaşamak istemiyorum.

* Senin Sabahında Büyük Harflerle Başlayan Bir Yaratığım.

* Bir insanın doğasındaki en özgün şey genellikle en umutsuz olandır.

* Her sürüngen kendisi için!

* Bu dünya eksiktir!

* Zehirli dikenlerin arasında, bir çiçek gibi yaşıyorsun burada.

* Senin gözlerinde, beni olmak istediğim gibi tarif eden bir şey vardı.

* Daha saf bir inanç için, eğitimi reddetmeyi istiyordum.

***

Aşağıda, üç liriğinin Türkçesini okuyacaksınız.

İki Kalıp Sabunum Var

İki kalıp sabunum var, Badem kokulu Biri sana biri bana. Banyoyu doldur, Birbirimizi yıkayalım.

Param yok, Eczacıyı öldürdüm.

İşte bir kavanoz da yağ, Tıpkı İncil’deki gibi, Uzun kollarıma Pırıl pırıl yapacağım tenini.

Param yok, Kokucuyu öldürdüm

Pencereden dışarı bak, Dükkanlara, insanlara Arzunu söyle bana, Anında olacak,

Param yok, Param yok.

Mektup

Aileni nasıl öldürdüğün Hiç ilgilendirmiyor beni Ağzın gövdemde gezinirken

Hem biliyorum rüyalarını Unufak olan şehirlere, dörtnala atlara dair Güneşin çok yakınlaşmasına dair Ve gecenin hiç sona ermemesine.

Ama bunlar hiç ilgilendirmiyor beni Gövdenin yanıbaşında

Biliyorum dışarda bir savaş sürmekte Sen emirler vermektesin Bebeler boğdurulmakta, generallerin kellesi uçurulmakta

Ama kan beni hiç ilgilendirmiyor Senin etini rahatsız etmiyor.

Dilinde kan tadı almak Şaşırtmıyor beni Kollarım saçlarına karışırken

Sanma ki anlamıyorum Neler olacağını Alaylar katledildikten, Orospular kılıçtan geçirildikten sonra

Hem bunu sadece senden çalmak için yazıyorum Bir sabah kellem, kanlar damlayarak Öteki generallerle birlikte Evinin kapısından sallandırıldığında

Bütün bunları önceden bildiğimi Ve beni hiç ilgilendirmediğini nihayet bil diye.

Armağan

Bana diyorsun ki sessizlik Huzura daha yakınmış şiirlerden Ama armağan diye sana Tutup sessizliği getirsem (çünkü bilirim sessizliği) derdin ki    Sessizlik değil Bu gene şiir Ve bana geri verirdin.

Türkçesi: Fatih Özgüven, bi tarihteki ROLL’dan

Kultur Shock Kritiği (5 Kasım 2015, Nublu İstanbul)

Bayan Arıza tarafından Mart - 6 - 2015 zamanında yazılmıştır.

Evet efenim yine bir Kultur Shock kritiği ile karşınızdayım. 15 aydır konsere gitmemiştim. Ama Kultur Shock söz konusu olduğunda akan sular duruyor. Evdeki şartları zorladım ve kendimi yine sahne önünde buluverdim. Çünkü Gino ve tayfasını çok seviyorum ve artık aileden biri oldular benim için. 

Konser mekânı ilk kez Kultur Shock sayesinde gittiğim Nublu idi. Daha çok caz gruplarının sahne aldığı bir yer olduğundan, benim de cazla çok haşır neşirliğim olmadığından henüz orayı tecrübe edememiştim. Doğrusu bu ya, Kultur Shock için doğru bir mekân seçimi değildi. Özellikle eski adıyla Balans'ta, Ghetto'da hatta Roxy'de izlemişliğim oldu onları, burası onlar için biraz küçüktü. Sahne, kalabalık ve çok enerjik bir grup için ufaktı. Merdivenli oluşu da sıkıntılıydı. Ancak yine de her şey çok çok güzeldi. O daracık yerde pogo yapıp, göbek atmayı yine başardık 🙂

Yeni albümleri IX'den de çaldılar. Eski albümlerden de çalarak bizi mest ettiler. İlk aklıma gelenleri sıralayayım hemen: İstanbul, Nadija, Country Muhammed, Hashishi, Sarajevo, God Is Busy, May I Help You, Duna ve olmazsa olmaz Zumbul, Mastika, King for today, Home, Unamerikan, Rage Aginst Old Age, Tamni Vijalet, Tutti Frutti:) 

Yaş ortalaması orta şekerdi. Gençler çoğunluktaydı ama bizim gibi orta yaşın başındakiler hatta bizden daha da büyük izleyiciler de vardı. Hepimiz şarkılara eşlik ettik. Boşnakçam her gün daha da ilerliyor :=) "vratiti se" demek istiyorum kendilerine 🙂

Amy ve Paris yine harikaydı. Her konserde olduğu gibi bu konserde de mütevazilikleri ve samimiyetleri göz kamaştırıyordu. Resmen kulaklarımızın pasını sildiler. Biliyorum defalarca söyledim ama iyi ki varlar iyi ki!

Mart ayında neler olmuştu?

Bayan Arıza tarafından Mart - 3 - 2015 zamanında yazılmıştır.

* 6 Mart 1970: Charles Manson'ın "Lie" albümü piyasaya çıktı.

* 9 Mart 1977: Sex Pistols, A&M Records'la anlaştı. Bir hafta sonra şirket 40 bin sterlin tazminatla anlaşmayı fes etti. 

* 10 Mart 1963: Jeff Ament doğdu. 

* 13 Mart 1996: Buenos Aires'te geceyi Ramones konseri için bilet kuyruğunda geçirenler, biletler kalmayınca kargaşa çıkarttı, birçok kişi yaralandı. 

* 15 Mart 1972: L.A'daki bir radyo kanalının dinleyicileri 1 saat boyunca aynı şarkı çalınca ters giden bir şey olduğunu düşünüp polisi aradı. Polis radyoya baskın düzenledi. Radyo korsanı Robert W. Morgan'ın sürekli çaldığı şarkı Donny Osmond'dan Puppy Love'dı. 

* 19 Mart 1970: Rolling Stone dergisi, John Lennon'ın "Come Together" şarkısının açılışındaki sözleri aslında Chuck Berry'nin "You Can't Catch Me" parçası için yazdığını açıkladı. 

* 20 Mart 1991: Eric Clapton'un 4 yaşındaki oğlu Conor, dairelerinin camından düşüp öldü. Clapton, oğlu için "Tears in Heaven"ı yazdı. 

* 30 Mart 1956: Johnny Cash, "I walk the Line"ın kayıtlarını tamamladı. 

* 31 Mart 1967: Jimi Hendrix, İngiltere turnesinin Finsbury Park ayağında gitarını ilk kez sahnede ateşe verdi. 

Kaynak: Çeşitli tarihlere ait Cnbc-e Dergiler

Johnny Depp, Marilyn Manson konserinde yer aldı

Bayan Arıza tarafından Mart - 3 - 2015 zamanında yazılmıştır.

Geçtiğimiz haftalarda Alice Cooper ve Aerosmith gitaristi Steve Perry ile The Hollywood Vampires adlı yeni grubu müzik dünyasına duyuran ve grupla Eylül ayında gerçekleştirilecek olan Rock In Rio festivaline çıkmaya hazırlanan Johnny Depp, bir diğer yandan da konserlere gitmeyi devam ettiriyor. Geçtiğimiz hafta Brisbane'deki Foo Fighters konserine seyirci olarak katılan Depp, Cuma gecesi ise aynı şehirde konser gerçekleştiren Marilyn Manson'ın sahnesine dahil oldu. Uzun zamandır Marilyn Manson ile arkadaş olan ve 2011 tarihli "The Rum Diary" adlı filmin soundtrack'inde yer alan Carly Simon'ın 1972 tarihli "You're So Vain" adlı şarkısını Manson ile birlikte baştan yorumlayan Johnny Depp, Cuma günkü konserde sahneye çıkarak grubun 1996 tarihli "The Beautiful People" adlı şarkısında gitarları çaldı.  Müziğin hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirten Johnny Depp, "Ne var ki sahneye en önde çıkmayı düşünmek bile beni hasta edebiliyor. Yani, asla bir Johnny Depp grubu göremeyeceksiniz." derken, "İnsanın yakın rock yıldızı arkadaşları olması bence büyük şans" açıklamasında bulundu. 

Kaynak: Radyo Eksen

Bunu sizlerle paylaşmak için 18 Mart’ı seçtim!

Bayan Arıza tarafından Mart - 18 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Bunları biliyor muydunuz ?

1- Che Guevara, 1967 yılında Bolivya’da yakalanıp öldürüldüğünde sırt çantasından; “Atatürk’ün Büyük NUTKU’nun çıktığını…”

2- Fidel Castro'nun: 12 Mayıs 1961 tarihinde Havana'da görevli genç Türkiye diplomatı Bilal Şimşir'den ABD'NİN BİLGİSİ OLMAMASI şartıyla "Atatürk'ün Büyük Nutuk Kitabını" istediğini ve: "Devrimci M.Kemal ATATÜRK varken, Türk gençleri neden kendilerine başka önder arıyorlar?" dediğini,

3- 1935'teki Uzun Yürüyüş öncesinde Şangay Meydanı'nda toplanan binlerce Çin'liye seslenen Mao'nun ilk sözlerinin: "Ben, Çin'in Atatürk'üyüm" olduğunu,

4- Yunan başkomutanı Trikopis'in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her Cumhuriyet bayramında Atina'daki Türk büyükelçiliğine giderek, Atatürk'ün resminin önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu,

5- 1938'de, General McArthur'un en zor, en problemli, en buhranlı döneminde, danışman, senatör ve bakanlarından oluşan yüz yirmiden fazla kişiye; "Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal'i görmek için neler vermezdim" dediğini,

6- 1938'de Ata'nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiirde; "Allah bir ülkeye yardım etmek isterse, onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi lider getirir" denildiğini

veee…

7- 2006'da ise AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldırılmasının istendiğini…

Galatasaray Lisesi Festivali (17 Haziran 2010 – Taksim)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Galatasaray Lisesi Festivali (17 Haziran 2010 – Taksim)

Sakin & Mor ve Ötesi

Sakin'e ve Mor ve Ötesi'ne feci doyduk. Dolu dolu bir konserdi, özellikle Mor ve Ötesi'nin yeni albümünü ilk kez canlı dinlemek müthiş oldu (zaten albümü çıktığı günden beri dinliyorum, albümde en sevdiğim iki şarkıyı da -Sor ve Araf- çaldılar. inanılmaz bir setlist hazırlamışlardı doğrusu. Beyaz'ı, 23'ü bile dinledik, 2 saat sahnede kaldılar, tek kelimeyle muhteşemlerdi. 1997'den beri takip ediyorum, tüm mainstream moduna rağmen Mor'ların yeri bende farklıdır.

Sakin'e gelince, "artık yeni albüm zamanıdır" diyorum. Son verdikleri konserlerin hepsinde yeni albümden şarkılar çalıyorlar, iyice ısındık. Yeni albümü merakla bekliyoruz. 2003'ten beri takip ediyorum bu dünya tatlısı insanları, hemen hemen her konserlerinde de vardım. Yurdumda bugüne dek en fazla sayıda konserine gittiğim grup Sakin.

Açıkhavada konser izlemenin keyfi de bir başka. Galatasaray Lisesi yaptığı bu muhteşem festivalle yıllardır olduğu gibi yine göz doldurdu. Bazı üniversite festivallerinden bile sağlam ekipmanı ile büyüledi bizledi. Ses, müzik, ortam müthişti.

Gece yarısını biraz geçe konser sona erdi ama etkisi uzun süre devam edecek.

Esbjörn Svensson Trio (10 Aralık 2005 – İş Sanat)

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Esbjörn Svensson Trio (10 Aralık 2005 – İş Sanat)

Kulaklarımın pası silindi. Tek kelimeyle konserin özeti bu. İsveç'in bağrından çıkıp geldi Esbjörn Svensson Üçlüsü. Son albümleri "Viaticum" un turnesi kapsamında yine İstanbul'daydılar.

Davul nasıl çalınır onu da görmüş olduk. Seneler boyunca uğraşmam lazım öyle davul çalabilmek için. Adam adeta davulla konuştu, davulu konuşturdu. Kontrbass zaman zaman elektro gitar oldu. Esbjörn parmaklarıyla harikalar yarattı.

Bir kez bis yaptılar. Hiç gitmelerini istemedik, üzülerek ayrıldık mekândan.

Esbjörn Svensson bizim harika seyirciler olduğunu da belirtti, her zaman ki çok samimi ve sıcakkanlıydılar.

Yeri gelmişken bir de diskografi vereyim sizlere:

· 1995 – mr and mrs handkerchief · 1995 – when everyone has gone · 1996 – est plays monk · 1997 – winter in venice · 1999 – from gagarin's point of view · 2000 – good morning susie soho · 2002 – strange place for snow · 2003 – seven days of falling · 2005 – viaticum

Not: Rest in Peace Esbjörn Svensson.  

Natural Born Killers

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Natural Born Killers "Katil Doğanlar"

Yönetmen: Oliver Stone

Filmden bazı diyaloglar:

Ben toplu katliam taraftarı değilim. Bizi yanlış anlamayın. İnsan hayatına saygı duyarız. Ama eğer bir katil olsaydım Mickey ve Mallory olmak isterdim…

. . / . .

– Senin gibi biri nasıl psikopat uzmanı oldu? – Tavsiyem, psikopatın biri anneni öldürsün, anlarsın.

. . / . .

– Söylesene nasıl oluyor da sıradan bir insana, masum birine bakıp sonra da onu öldürebiliyorsun? – Masum mu? Kim, sen mi? – Cinayet konusunda öyleyim kesinlikle. – Sadece cinayet her canlı şöyle ya da böyle bunu yapıyor. Mesela ormanı ele al. Türler, diğer türleri öldürüyor. Buna orman da dahil, sadece adına cinayet değil endüstri deniyor. Ama ölmeyi hak eden pek çok kişi tanıyorum.

. . / . .

Dış görünüşünde bir adamsın. Bana göre bir maymunsun. Maymun bile değil. Medya mensubusun. Medya havaya benzer. Tek farkı insan yapısı olmasıdır. Cinayetse saftır. Korku alıp korku satıyorsunuz.

Bir de orjinal replik:

Mickey: The whole world's comin' to an end, Mal! Mallory: I see angels, Mickey. They're comin' down for us from heaven. And I see you ridin' a big red horse …

Mickey: It's fate, you know. Nobody can stop fate, nobody can.

Dolls

Bayan Arıza tarafından Şubat - 9 - 2011 zamanında yazılmıştır.

Dolls Japon sinemasının başyapıtlarından biri Dolls. Japon yönetmen Takeshi Kitano'dan epik üç öykülü bir film.

2002 yılına ait bu filmde başlıca rollerde Miho Kanno ve Hidetoshi Nishijima var.

İlk öyküde depresif bir çift var. İkinci öyküde kör bir tiple ünlü bir şarkıcının ilişkisi anlatılıyor. Üçüncü öykü diğerlerinden biraz farklı. Japon mafyasına katılan sevgilisini yıllardır aynı bankta bekleyen yaşlı bir Japon kadın karşımıza çıkıyor.

Bir şekilde bu üç öykü birbirine bağlanıyor aynen Meksika'lı yönetmen Alejandro González Iñárritu'nun Paramparça Aşklar ve Köpekler'de ya da 21 Gram'da yaptığı gibi.

Son yıllarda Japon korku sinemasından sıkça bahsediliyor. Bir çok filmin Hollywood versiyonu çekiliyor. Dolls ise size başka bir dünya sunuyor, oldukça depresif bir film, şiirsel bir sunumu var. İzlemeyenlere tavsiye ederim.