Bon Jovi Konser Kritiği – 8 Temmuz’11 – Türk Telekom Arena/İstanbul

Bayan Arıza tarafından 11 - Temmuz - 2011 tarihinde yazıldı.

"New Jersey" albümü (ki o zamanlar sadece kaset vardı) aldığım ilk rock kasetidir ve albümü baştan sona ezberlemiştim. Lise dönemimde Jon Bon Jovi'nin (gerçek adıyla John Francis Bongiovi) Serpil Çakmaklı saçlarıyla verdiği pozlarla dolu bir sürü posteri asılıydı odamda. On sekiz yıl önce İnönü Stadı'nda verdikleri konseri de beleş tepeden izlemiştik arkadaşlarla. Bu kez kanlı canlı izlemeliydim, dile kolay on sekiz yıl geçmiş üzerinden ve bir daha ne zaman gelebilir bu adamlar, bizler orta yaşa merdiven dayadık, düşünün ki Jon Bon Jovi yakında 50.yaşına girecek. Uzun lafın kısası, ne yapıp edip onları izlemeliydim. Buna mukabil son gün dünya tatlısı dostum Pınar'la birbirimizi gaza getirerek kendimizi stadın önünde bulduk.

Biletler, bekleyiş, kalabalık derken 20.50'de Kuzey Kapısı'ndan giriş yaptık, içeri adımımızı attık ki tam olarak 20.50'de sahne aldılar. Bizi iki buçuk saat sürecek bir seremoni bekliyordu, zira 23.30 gibi konser bitti.

Bir Galatasaray'lı olarak stada ilk gelişimdi ve içerisi umduğumdan daha kalabalıktı, tahminlerime göre 30-35 bin kişi vardı içeride, yaş ortalaması da yüksekti (27-28 üstü), o klasik festivallerde gördüğümüz üniversite gençliğinden ziyade üniversiteyi bitirmiş, yaşını-başını almış, iş-güç peşinde koşturan benim gibi insanlar vardı.

Bugüne dek 300'den fazla konser izlemişimdir, bu kadar görkemlisini çok az gördüm diyebilirim ve bu konseri ilk 10 içerisine rahatlıkla alabilirim. Stat konserleri cidden çok değişik bir moda sokuyor insanı.

30 bin insan neredeyse tüm şarkılara eşlik etti, inanılmaz çoşkulu bir kalabalıktı, başta Jon olmak üzere grubun tüm üyeleri çok sıcakkanlı ve enerjikti. Jon ise çok güler yüzlü bir adammış vesselam.

Tam konser biter gibi oluyor, bis sonrası tekrar başlıyor. "Always"i çalmalarını çok istiyordum ve çalmazlar diye düşünüyordum açıkçası çünkü biraz arabeskti sözleri. Ama finalde onu da çalacaklarını ve bizleri adeta yerimizden kıpırdayamaz moda sokacağını kim bilebilirdi ki?

Sanıyorum yaklaşık 30 şarkı çaldılar; "Keep the Faith", "Dead or Alive", "Living on a Prayer", “You Give Love a Bad Name”, “I’ll be There For You”, “Always”, “Bad Medicine” ve bir sürü güzel şarkılarını dinleme/izleme şansı yakaladık.

Richie'nin meşhur kovboy şapkaları ve 12 telli gitarı ise görülmeye değerdi. Sahnede her şarkıda değişen ışıklar, renkler, ambians inanılmazdı. Ayrıca sahnenin 2 yanındaki dev ekranlar ile sahnenin arkadasındaki dev ekrandaki yansımalar müthişti. Her şarkı bittikten sonra alkışlar, çığlıklar koptu ve insan hiç mi yaşlanmaz yahu? Jon Bon Jovi bitmek tükenmez enerjisiyle herkesi coşturdu. "Hiç bitmesin" dediğiniz konserler oldu mu bilmiyorum ama Bon Jovi konseri tam olarak öyleydi.

Ayrıca Jon'un, sırtında "Bon Jovi" yazan 10 numaralı milli takım formasını giymesi ise hepimizi çok şaşırttı ve mutlu etti. Her yerden çığlıklar ve ıslıklar yükseldi.

Özetle, herkesin izlemesi gereken rüya gibi bir konserdi.

Bayan Arıza (11 Temmuz'11)