Björk “Medulla”

Bayan Arıza tarafından 9 - Ekim - 2010 tarihinde yazıldı.

Björk "Medulla"

hafif ağrılı bir giriş… nefes nefese…ve bir rahatlama her zamanki gibi ruhu uçuran büyülü björk sesi. Hani hep bildiğimiz o yumuşacık ama bir o kadar derine inebilen. gerçi bu noktaya gelmeden albümünün çıkış sancısından bahsedelim. albüm 31 ağustosta yurt dışında çıkmıştı Amma velakin çıkış günü eylülün ilk gününden 1 gün önce olduğundan benim haberim eylülde oldu. bu albümü çok istedim hemen almayı fakat o sıralar Türkiye için fazlaca çalkantılı dönemdi ki zira The cure bile ilk bir posta dağıtıldı. sonra Universal Türkiye'nin kapılarını dağıtıma kapamasıyla birlikte hepten çöktüğümü hatırlıyorum. hem the cure u alamamıştım hem de björk'ün çıkmayacağını beynime kakmıştım. Medulla'yı o kadar isteyip de orijinalini alamamıştım ve aylardan ekim olmuştu! tabi şu an yerinde yeller esen (emek

sinemasının oradaki) CD satan adama yolumuz düştü. Gittik. Aldık. Eminim pek çok fan gibi benim için de bir boşalma oldu bu albüm. Yine björk iyi ki björk! Albüm ne zaman mı çıktı dersiniz orijinal olarak? equinox firmasının çabalarıyla yeni yıl 2005'te ancak. tabi ben o vakte kadar Medulla'yı hatmetmiştim. Ki ben björk ü geç keşfetmeme rağmen,her gün dinler hale geldim! Senelerdir bağımlısı olduğum Tori Amos' a bir de björk eklendi feci şekilde dinlediğim. 2 sene filan oldu bu sesten mahrum kalmayalı.

Ve Medulla…

İlk şarkı "Pleasure is all mine" ile açılıyor ve "e sonunda björk dinliyoruz yine" dedirten bir cümle kuruyorsunuz. bu albümde ilk şarkıyı dinlerken. ki zaten bu albüm minimum seviyede alet ses efekti içerirken, maximum derecede insan sesinden fon müziği barındırıyor, zaten bu tarz müziğe capella deniyor. ikinci şarkı "Show me forgiveness" sadece björk sesi çıplak ve sizi sonuna kadar saran geçmişten geleceğe bu kadının her dönemde dinlenilebilir oluşunu kanıtlıyor. Sadece ses o kadar ve o bile siz fazlasıyla sarhoş ediyor. Bayan arızamızın dediği gibi aynen : "Albümden müziği çekip alsanız, yani melodiyi çekip geriye sadece çıplak vokali bıraksanız dahi BJÖRK işte O." ve üçüncü şarkı hafif gergin ama sonra akıp gidiyorsunuz fazla fazla müziğe! hemen onu takip eden "Vökuro" ise tam bir ağıt ama bir o kadar da huzur veren dingin ve öylesine…"Oll birtan" belli bir tempo eşliğinde şarkı ve bütün tempolar yine björk' ten, hem tempo, hem vokal ve küçük bir bağırışla bitiyor. Daha hareketli bir şarkı "Who is it" diğerine oranla. Sırada yedinci ve en rahatsız şarkıya geliyoruz bu şarkıdaki, ki o "Submarine", fazlasıyla sinir bozucu! Nedeniyse arka fondaki yaratık gibi bir ses bir hırlıyor gibi, bir ağlıyor gibi! keşke o vokal hiç olmasaydı! björk' ü bile bastırıyor neredeyse! "e sonunda björk dinliyoruz yine" dedirten ve albümü almak için koşturtan ilk single "Oceania" içimi açıyor doğrusu:) "Desired constellation" geldiğinde şöyle bir başınızı kaldırıp daha bir netleştiriyorsunuz björk dinlediğinizi. Çok net bir parça bence ve gece kadar sakin ne demek istediğimi şarkıyı dinleyenler anlamıştır.Onuncu şarkı "sonnets…"adı gibi sonetler içeriyor ve ruhani bir tarafı var açıkçası. Sonrasında piyano ve alçalıp yükselen björk sesi eşliğinde değişik bir başlangıç doğrusu "Ancestors" için.şarkı giderek (başlangıştan olmak üzere) nefes tıkanması gibi bir hal alıyor. Sanmayın sakın kötü oldu diye gelgitli bir şarkı. on ikinci şarkı "mouth's cradle" elektronik bir müziğin arkasında yer yer sonatlar, bolca björk sesi ve kocaman gittikçe büyüyen bir şekilde önünüze konuyor. "Midvikudags" değişik bağrış, çağrış ve böylesine uyum ve bu kadar kısa! Ama son şarkı bence tam bir fiyasko çünkü kedi miyavlamasından tutun da değişik hayvan türlerinin viyaklamaları arasında bitiyor(ki bu viyaklamalar insan sesinden!). Keşke çıplak söyleseydi dedirtiyor!

Ama ben bu albümü ne kadar yazsam da asla CD çalarınızda dinlediğinizdeki etkiyi uyandıramayacağım. Çünkü björk hep farklı hep güzeldi ve halen öyle! (Albüm kapağı da müthiş bu arada:))

ozan

gold_dust_86@hotmail.com