Bir festival klasiği: NTV Belgesel Kuşağı

Bayan Arıza tarafından 23 - Mart - 2014 tarihinde yazıldı.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği İstanbul Film Festivali kapsamında, artık gelenekselleşen ‘NTV Belgesel Kuşağı’, bu yıl Beyoğlu Sineması’nda sinemaseverlerle buluşacak. 18 filmin yer aldığı NTV Belgesel Kuşağı, 7 Nisan’da başlayacak ve 13 Nisan’a kadar devam edecek.

NTV Belgesel Kuşağı’nda bu yıl gösterilecek filmler siyaset, sanat, sinema, spor, şehircilik, edebiyat, müzik, finans dünyası, insan hakları, adalet, savaş, göç, televizyon ve eğitim gibi farklı konulardaki toplumsal değişimleri ele alarak gerçeği belgelerken alışılmadık ve çarpıcı tarzlar izliyor.

Festivalde izleyiciyle buluşacak öne çıkan belgeseller arasında bu yıl ‘En İyi Belgesel Oscar’ını kazanan 20 Feet from Stardom / Yıldız Olmaya Ramak Kala, dünyanın en saygın belgesel film festivallerinden IDFA’nın açılış filmi olan ve Sundance Film Festivali’nde Dünya Sineması–Belgesel dalında ‘Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Return to Homs / Humus’a Dönüş ve Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan’ı kazanan ilk belgesel olarak tarihe geçen Sacro GRA / Çevreyolu bulunuyor.

Festivalin biletleri sinema gişeleri ve Biletix’den satın almak mümkün.

NTV BELGESEL KUŞAĞI FİLMLERİ
GÖKYÜZÜNE TEĞET / GRAZING THE SKY / Yönetmen: Horacio Alcalá
Sirk büyülü bir yer. Burada yaşamanın bedeli, demir gibi bir disiplinle yıllar yılı çalışmak. Görsel olarak insanın aklını başından alan Gökyüzüne Teğet sirkte çalışan akrobatların akıl almaz bedensel mücadelesini mercek altına alırken, türlü sorunlara göğüs geren bu insanların zorlu yaşamlarını gözler önüne seriyor. Yedi yıl sirk sanatlarıyla ilgilenmiş olan yönetmen Horacio Alcalá beş yıl içinde on bir ülkeyi dolaşarak, farklı ülkelerde özel akrobasi okullarında yetişmiş sekiz akrobatın yaşamını filme aktarıyor.

EVRENİN HAKİMİ | MASTER OF THE UNIVERSE| MASTER OF THE UNIVERSE | Yönetmen: Marc Bau
Locarno’da Eleştirmenler Haftası’nda Jüri Ödülü’nü kazanan Marc Bauder’in filmi Evrenin Hâkimi, kapitalizmin altın çağı sayılan 1980’lerde Almanya’da yatırım bankacılığının en önde gelen isimlerinden Rainer Voss ile Frankfurt’taki eski bir banka binasında yapılmış bir dizi röportajdan oluşuyor. Dönüp dolaşıp vergi ödeyen vatandaşları vuran ekonomik krizlerin nasıl bir kısırdöngünün sonucu olduğunu, bankaların nasıl göz göre göre bu riskleri aldığını ortaya koyan Evrenin Hâkimi, kapitalizm ve para politikalarına dair çarpıcı, büyüleyici ve kan dondurucu bir belgesel.

BABİL OKULU / LA COUR DE BABEL Yönetmen: Julie Bertuccelli
Daha önce ‘The Tree / Ağaç ve Otar Gittiğinden Beri filmlerinin yönetmen koltuğunda gördüğümüz Julie Bertuccelli bu son filminde, Paris’in kuzeyindeki bir okula devam eden öğrencileri gözlemliyor. Sınıfta 24 öğrenci var. 11-15 yaş arasındaki bu öğrencilerin tamamı farklı bir ülkeden Fransa’ya gelmiş… 24 değişik ulustan öğrenci: İrlandalı, Senegalli, Brezilyalı, Faslı, Çinli… Bu çocuklar bir yıl boyunca, uyum sınıfında yoğun Fransızca dersi alacak. Bu çok kültürlü ortamda, yeni bir yaşama adım atmakta olan gencecik insanların içindeki masumiyete, coşkuya, duygusal fırtınalara şahit oluyoruz…

İSTANBUL UNITED Yönetmen: Farid Eslam, Olli Waldhauer
Farid Eslam ve Olli Waldhauer’in kitle fonlamasıyla çektikleri ortak projeleri, çoğumuzun ancak haberlerden takip ettiği bir altkültürün içyüzüne benzersiz bir bakış atıyor. İstanbullu üç büyükler (Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş) arasındaki ezeli rekabet malum. Ne var ki Gezi protestoları sırasında bu üç takım arasında bir ittifak kuruldu ve taraftarlar; çevreciler, aktivistler ve sıradan vatandaşlarla yan yana durdular. Bir süre sonra da bu ittifakın adı kondu: İstanbul United.

PUSSY PUTİN´E KARŞI / PUSSY VERSUS PUTIN Yönetmen: Gogol´S Wives
Putin politikalarıyla sonuna kadar savaşmaya kararlı Pussy Riot’un cesur genç kadınlarını hiçbir şey durduramıyor. Bir otobüsün tepesinde başlayan eylemleri, katedral basmaya kadar vardı. 2012’de “dini hassasiyetleri kullanarak isyan etmek” suçlamasıyla Rusya’da tutuklanan Pussy Riot üyeleri, çalışma kampına gönderildi. Uluslararası Af Örgütü’nden Madonna’ya, dünyaca tanınmış kişi ve kurumlar grubun destekçisi olur. Gogol’ün Karıları adlı sinema kolektifi, baskıcı Rus iktidarının bu feminist punk müzik grubuna bu cezayı layık görmesine giden süreci Pussy Versus Putin / Pussy Putin’e Karşı filmiyle belgeliyor. Belgeselde Pussy Riot üyelerinin ve destekçilerinin ana karakterler olduğu filmde grubun provaları, gösterilerine yapılan polis saldırıları ve mahkeme süreci yer alıyor. Filmin yapım ekibi, güvenlik gerekçesiyle isimlerini açıklamıyor. IDFA’da En İyi Orta Metraj Belgesel Ödülü’nü kazanan film, Pussy Riot’ın eylemlerini gözlemlerken Rusya’da halkın durumunu da gözler önüne seriyor.

HUMUS’A DÖNÜŞ / THE RETURN TO HOMS Yönetmen: Talal Derki
Dünyanın en saygın belgesel film festivallerinden IDFA’nın bu yıl açılış filmi olan ve Sundance Film Festivali’nde Dünya Sineması–Belgesel dalında Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Return to Homs / Humus’a Dönüş, Suriye’nin Humus şehrinden devrimci gençlerin bir portresi. Yönetmen Tala Derki üç yıl boyunca takip ettiği iki yakın arkadaşın özgürlük mücadelesini anlatıyor. Milli takım golcüsü, 19 yaşındaki Basset ve 24 yaşındaki video-aktivist Osama pasif direnişle yola çıkmalarına rağmen zamanla silahlı mücadelenin içinde buluyorlar kendilerini. Film, Suriye halkının mücadelesinde bu iki karakterin seçiminin aslında bir “seçim” olmadığının altını çiziyor.

BERTOLUCCİ´DEN BERTOLUCCİ / BERTOLUCCI ON BERTOLUCCI Yönetmen: Walter Fasano, Luca Guadagnino
İtalyan sinemasının efsane yönetmeni Bernardo Bertolucci’nin gözünden sinema sanatını anlatan Bertolucci on Bertolucci / Bertolucci’den Bertolucci izleyiciyi olağanüstü bir yolculuğa çıkarıyor. Walter Fasano ve Luca Guadagnino’nın iki yıllık bir arşiv taramasının ardından oluşturulan filmde dünyanın dört bir yanından 300 saati aşkın arşiv kaydı bir araya getirildi.

ARMSTRONG YALANI | THE ARMSTRONG LIE| THE ARMSTRONG LIE | Yönetmen: Alex Gibney
BAFTA Ödülleri’nde en iyi belgesel dalında yarışan ve 15 filmlik Oscar belgesel ön listesinde yer alan The Armstrong Lie / Amstrong Yalanı kanserle boğuştuktan sonra defalarca şampiyonluk kazanan efsane bisikletçi Lance Armstrong’un doping yüzünden ömür boyu spordan men edilişinin hikayesini işliyor. Yönetmen Alex Gibney, “Kaybetmenin fikrine bile katlanamıyorum; benim için kaybetmek ölüm demek” diyen ünlü sporcu Armstrong’u 2008’den 2011’e kadar gözlemleyerek onun benzersiz yükselişi ve düşüşünü anlatıyor. İlk uluslararası gösterimlerini Venedik ve Toronto film festivallerinde yapan filmin yönetmeni Alex Gibney’nin bir önceki belgeseli, Mea Maxima Culpa / Madonna Ağlıyor 32. İstanbul Film Festivali’nde izleyicilerle buluşmuştu.

BÜYÜK MÜZE / DAS GROSSE MUSEUM Yönetmen: Johannes Holzhausen
Büyük Müze; Viyana Sanat Tarihi Müzesi – Kunsthistorisches Museum’un ‘sahne arkasına’ benzersiz bir bakış sunuyor. Film öncelikle müzedeki günlük rutinden kısa kesitler sunsa da, asıl odak noktası müze çalışanları arasında yaşanan mikro-dramalar. Müzenin restorasyon sürecini de inceleyen Büyük Müze aynı zamanda zamansallık ve geçicilik üzerine bir film. Habsburg Monarşisine dayanan uzun geçmişi ve geleneği, sanat eserlerinin ölümsüzlüğüyle müzenin günlük, sıradan işleri arasında çoğu zaman mizahi bir bağlantı kuruyor.

BERGMAN´IN EVİNDE / TRESPASSING BERGMAN Yönetmen: Jane Magnusson, Hynek Pallas
“Eğer sinema bir din olsaydı, burası da Vatikan olurdu.” Bu sözler, Kasım 2011’de buz gibi bir gece vakti Bergman’ın Farö Adası’ndaki evine girerken, ünlü yönetmen Alejandro Gonzales Innaritu’nun dudaklarından dökülüyor. Trespassing Bergman / Bergman’ın Evinde filminde günümüzün usta oyuncu ve yönetmenleri Ingmar Bergman’ın efsanelere konu olan evine Bergman’ı konuşuyor.
Woddy Allen, Robert De Niro, Lars von Trier, Holly Hunter, Martin Scorsese, Claire Denis, Michael Haneke, Francis Ford Coppola ve daha fazlasının gözünden İsveçli usta yönetmen Bergman’ın hayatını ve filmlerini, daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış kamera arkası görüntüleriyle birlikte izliyoruz.

MEÇHUL MALUM / THE UNKNOWN KNOWN Yönetmen: Errol Morris
Errol Morris, Venedik’te Altın Aslan için yarışan yeni belgeselinde kamera karşısına Donald Rumsfeld’i oturtuyor. 60’lı yıllarda başlayan siyasi kariyeri boyunca iki ayrı hükümet döneminde (Gerald Ford ve George W. Bush) Savunma Bakanı olarak görev yapan Rumsfeld, yakın dönem Amerikan tarihindeki pek çok önemli gelişmeden şaşırtıcı bir rahatlıkla bahsediyor. Morris’in Robert McNamara ile yaptığı röportajlardan oluşan Oscar’lı 100 Yılın İtirafları’nın izinden giden Meçhul Malum, bazen asap bozucu bazen eğlenceli. Morris’in Rumsfeld’e yönelttiği en vurucu soruysa finalde geliyor.

YILDIZ OLMAYA RAMAK KALA / 20 FEET FROM STARDOM Yönetmen: Morgan Neville
Bu yıl En İyi Belgesel Dalı’nda Oscar kazanan 20 Feet from Stardom / Yıldız Olmaya Ramak Kala, yönetmen Morgan Neville’in “vokalistlere aşk mektubu” olarak tanımlanıyor. Hem göze hem de kulağa hitap eden bu belgesel çoğu zaman adı unutulan müzik emektarlarına bir saygı duruşu.
Belgeselde röportaj yapılan isimler arasında Bruce Springsteen, Stevie Wonder, Mick Jagger, Sting gibi efsaneler var. Ancak bu kez sahneyi, memnuniyetle, yıllarca gölgelerinde kalmış şahane seslere bırakıyorlar: Albümleri ve konserlerinde geri vokalleri yapan şarkıcılara. Müzik piyasasındaki en iyi vokalistlerden birkaçının kariyerini perdeye taşıyan Yıldız Olmaya Ramak Kala, pop müziğin son elli yıl içerisinde nasıl değiştiğine, Afro-Amerikalı kadınların müzik endüstrisinde var olma çabasının zorluklarına ve doğal olarak sivil haklar mücadelesine değiniyor.

ŞİDDETE DAİR / CONCERNING VIOLENCE Yönetmen: Göran Hugo Olsson
Berlin’de Cinema Fairbindet Yaratıcılık Ödülü kazanan Concerning Violence / Şiddete Dair, Afrika’da sömürgeleşmenin ardından özgürleşme sürecinin 1960 ve 1970’lerde nasıl başladığını ve sömürgeleşmenin olumsuz etkilerini gözler önüne seren bir belgesel. Belgeselin kaynağı ise Marksist psikiyatr ve filozof Frantz Fanon’un çığır açan manifestosu Yeryüzünün Lanetlileri. Black Power Mixtape’in yönetmeni Göran Olsson’un Sundance ve Berlin film festivallerinde prömiyerini yapan bu son filminin anlatıcısı Lauryn Hill.

KISMET / KISMET Yönetmen: Nina-Maria Paschalidou
Kıbrıslı Rum yönetmen ve gazeteci Nina Maria Paschalidou’nun ikinci filmi olan Kismet / Kısmet, farklı etnik ve dini kökenlerden birçok kadını ekrana kilitleyen Türkiye yapımı pembe dizilerin sırrını çözmeye çalışıyor. Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyalarındaki ününü her geçen gün arttıran ve çokça konuşulan Gümüş, Fatmagül’ün Suçu Ne?, Muhteşem Yüzyıl gibi pembe diziler, bu coğrafyalardaki kadınların sosyal ve dini yaşamlarını etkileyerek aynı kadınların toplumdaki rollerini ve kendilerini sorgulamalarını da sağlıyor. Belgeseli için Türkiye, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan ve Yunanistan’da çekim yapan Nina Maria Paschalidou, Meryem Uzerli, Songül Öden ve Beren Saat başta olmak üzere birçok ünlü oyuncu, yapımcı, senarist ve izleyiciyle görüşmeler yapmış. Yönetmen Nina Maria Paschalidou’nun da konuk olarak geleceği festivalde filmle ilgili bir de panel düzenlenecek.

ÇEVREYOLU / SACRO GRA Yönetmen: Gianfranco Rosi
70. Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan’ı kazanan ilk belgesel olarak tarihe geçen Çevreyolu, adını Roma’yı çevreleyen GRA isimli otoyoldan alıyor. Yönetmen Gianfranco Rosi, bu otoyol çevresinde yaşayan çeşitli insanların gündelik hayatından kesitleri etkileyici bir üslupla perdeye taşıyor. Çekimleri iki yıl süren filmde, bu insanların bazen komik bazen son derece duygusal anlarına tanıklık ediyoruz. Bireylerle mekân arasında kurduğu ilişkiyse Çevreyolu’nu şehir üzerine yazılmış bir makaleye dönüştürüyor. Rosi, filmi için en büyük esin kaynağının Italo Calvino’nun Görünmez Kentler’i olduğunu söylüyor.

SALINGER / SALINGER | Yönetmen: Shane Salerno
2010’da ölen yazar J.D. Salinger elli yıldan daha uzun bir süre Amerika’nın gördüğü en büyük muamma, en ulaşılamayan kişi olarak tarihe geçti. ‘Gönülçelen’ adlı romanı bugün bile Amerika’nın 2. Dünya Savaşı sonrası dönemine dair en benzersiz belgelerden biri kabul ediliyor. Son öyküsünü 1965 yılında yayımlayan yazar, bir daha ortalarda görünmedi. Kayboluşuyla ilgili olarak sayısız araştırma yapıldıysa da sonuç çıkmadı. Bir gerilim filmi gibi kurgulanan Salinger belgeseli, yazarın arkadaş ve meslektaşları dahil 150 kişiyle yapılan röportajlarla bu esrar perdesini aralamaya çalışıyor.

BİZ DOSTUZ / WE COME AS FRIENDS Yönetmen: Hubert Sauper
Biz Dostuz Afrika’nin kalbine, savaşın yerle bir ettiği Güney Sudan’a yapılan baş döndürücü, bilimkurgu filmleri anımsatan çağdaş bir yolculuk. Daha önce Darwin’in Kâbusu adlı belgeselde de imzasını gördüğümüz yönetmen Hubert Sauper, bu filmde bizi, teneke ve kumaştan yaptığı iki kişilik bir uçağın kanadında en olmayacak mekânlara, insanların düşüncelerine, hayallerine götürüyor. Hem büyüleyici hem de insanın yüreğini delip geçen bir yolculuk bu. İşin tuhaf yanı, sömürge dönemi sonrası cehenneme dönmüş bu ülkede nereye baksanız karşınıza Çinli petrol işçileri, BM barış gücü, Sudanlı köy ağaları ve Amerikalı evangelist misyonerler çıkıyor.

BAŞTAN ÇIKARILMIŞ VE TERK EDİLMİŞ / SEDUCED AND ABANDONED Yönetmen: James Toback
James Toback’in Seduced and Abandoned / Baştan Çıkarılmış ve Terkedilmiş belgeseli sinema sektörünün en büyük dertlerinden birini, yapımcı arayışını, son derece eğlenceli bir gözle anlatıyor. Alec Baldwin’in sözleriyle “Film işi, bulup görebileceğiniz en fena aşıktır. Defalarca hem baştan çıkarılır hem terk edilirsiniz.” Filmde yönetmen James Toback ve oyuncu Alec Baldwin, ortak projeleri olan bir siyasal erotik gerilim filmine yapımcı bulmak üzere Cannes Film Festivali’ne gelir. Film, bu proje uğruna ikilinin stüdyo sahiplerinden milyarderlere, yapımcılardan dağıtımcılara kimlerle nasıl görüşmeler yaptığını adım adım izliyor. Filmde Berenice Bejo, Bernardo Bertolucci, James Caan, Neve Campbell, Jessica Chastain, Diablo Cody, Francis Ford Coppola, Ryan Gosling gibi onlarca ünlü kısa süre de olsa kameranın önüne geçiyor. İlk gösterimi de geçen yıl Cannes Film Festivali’nde yapılan film günümüzde film çekmenin ne kadar zorlu bir iş olduğunu ortaya koyuyor. Halihazırda endüstrinin içindekilerin acı tatlı bir tebessümle izleyeceği belgesel, hevesli gençler için de ders niteliğinde.

Kaynak: ntvmsnbc