Belgesel Film: One of Us

Bayan Arıza tarafından 22 - Nisan - 2020 tarihinde yazıldı.

Netflix’te “Unorthodox” dizisini izledikten sonra; hatta diziden önce de konuyu merak edip araştırdığımdan mütevellit yine Netflix’te en sert Yahudi cemaatleriden biri olan hasidik cemaatini anlatan “One of Us” adında bir belgesel bulup izledim.

Rachel Grady ve Heidi Ewing yaratmış. “One of Us” belgeseli bu diziden de eski, 2017 yapımı. New York Brooklyn’de yaşayan 3 tane hasidik Yahudinin kendi cemaatinden ayrılmasını ve o süreçleri belgesel şeklinde bizlere anlatıyor.

Kadının adı Etty, daha genç olanı Ari, biraz daha yetişkin sayılabilecek erkek de Luzer (30’lara yakın).

Etty 32 yaşında bir kadın, 12 yıllık evli ve 7 çocuğu var. Hasidik Yahudilikte üremek çok önemli olduğu için buna uygun davranmış besbelli. Zaten kadının bu kökten dinci cemaatte fikrini beyan etme şansı da olamamış.

Kocası hem kendisini hem de çocuklarını istismar ettiği ve kötü davrandığı için kocasından ayrılmaya karar veriyor. Ama işler kolay değil, hiç değil. Çünkü bu durum cemaat için imkansız bir olay.

Kadınların saçları evlendikten sonra kazınıyor ve peruk takıyorlar. Çünkü kadının, kocası dışında birine saçlarını göstermesi yasak. Uzun kollu kapalı kıyafet giyiyorlar. Bacaklarını göstermeleri de yasak. Okulları, ambulansları, hatta polisleri her şeyleri ayrı.

Modern dünyaya ait olan internet, kütüphane, giyim-kuşam, kitaplar, müzik vb. şeyler zaten katı kurallar ile yasaklanmış. Bunlar kesinlikle yasak, günah.

Yahudi katliamından sonra her ne oldu ise iyice radikalleşmişler. Giyim-kuşam ve katı kurallarıyla yaşamlarını sürdürmekteler. Genç yaşta görücü usulü ile evlenerek hemen çocuk yapmaları gerekiyor öncelikle.

Eğitim almıyorlar. Kendi okullarına gidiyorlar. Dolayısı ile cemaatten ayrılanların bir eğitim, bilgi, beceri vb. özellikleri yok. Gerçek dünyadan bir haber yaşıyorlar.

Erkekler saçlarının kenarından 2 lüle bırakıyor. Siyah beyaz bir kıyafet tarzları ve kafalarına taktıkları siyah şapkaları shtreimel’ları var.

Etty, kocasından ayrılmak istiyor ama bu mümkün mü? Cemaat en pahalı avukatları tutuyor. Çocuklar annelerini çok sevmelerine rağmen ve kadın da düzgün bir kadın olmasına rağmen savaşlar boşa gidiyor ve velayet babaya gidiyor. Haftada 1 saat yanında biri olması koşuluyla evlatlarını görebiliyor. Yaşadıkları gerçekten çok ama acı. Çok ağlattı beni.

Ari’nin sürecini de baştan sona izliyoruz. O çocuğa da, yaşadıklarına da, 8 yaşında O’na yaşattıklarına da çok üzüldüm. Elbette dini sorgulayacak, elbette “Tanrı var mı?” diyecek. Ari bir bağımlı. Sigara, kokain. Hatta “babası yine de bir şekilde anlayışlı davranıyor?” mı desek yoksa “millet ne der?” diye düşündüğünden midir, rehabilitasyon ücretini ödüyor. Ari, özünde efendi, sevecen bir tip ama derine indiğinde çok acılar çekmiş, gerçekten de nereye ait olduğunu bilemeyen biri.

Luzer de cemaatten uzaklaşmasının her şeyi sorgulamakla başladığını ve gizli gizli izlediği filmlerin O’nu çok etkilediğini söylüyor. DVD alırmış ve DVD’yi arabasının yedek tekerlek bölümünde saklarmış. Bazen bir otopark bulup arabasında film izlermiş. Bir akşam polis geliyor ve “ne yapıyorsun?” diye soruyor, “film izliyorum” diyor. “evde neden izlemiyorsun?” diye soruyor polis. “evde bunu yapamam” diyor.

19 yaşında O da evlenmiş, 3 sene evli kalmış, 2 çocuk da yapmış (mecburen). Ama terk etmiş karısını çocuklarını, çünkü hiç mutlu değilmiş. Hatta annesini arıyor, “anne ben boşandım” diyor. Annesi de “neden?” diyor. “Mutlu değildim. Ayrıca artık dindar biri de değilim” diyor. Annesi “tamam” diyip telefonu kapatıyor. 7 yıl konuşmuyorlar.

O’nun da yolu NY’dan LA’ye kadar gidiyor. Aktörlük işine giriyor. Hayatı sorgulamaya devam ediyor. Düzgün bir tip.

3 farklı hayat. 3’ü de çok hüzünlü. Cemaatten ve katı kurallarından kurtulmaya çalışmak, bu yolda girişilen savaş inanılmaz. Bu dogmalar, bu katı kurallar, kapalı kapılar ardında yaşananlar!! Cematten ayrılmak sıkı bir cesaret istiyor. Kimse buna cesaret edemiyor.  Cematten ayrılıp hayata devam edebilenlerin oranı ise sadece %2 imiş.

Dizide Avraham Fried’a ait olan Luzer’in masa başında söylediği şarkı çok etkileyici idi.

Her şeyin aşırısı kötü be kardeşim. Hayat zaten bu kadar zor iken, neden daha da zorlaştırıyorlar? İzleyiniz, ne değişik hayatlar var görünüz, öğreniniz arızalı kardeşlerim.

2 Cevap bulunuyor.

  1. Kalender dedi ki:

    sen kimsin?

  2. Kalender dedi ki:

    Seninle iletişime geçmek istiyorum, mail adresim: eqzoztv@gmail.com